UNESCO tarafından 1968 yılı bütün dünyada «Tevfik Fikret Yılı» olarak ilan edilmiştir. Bu münasebetle bizde olduğu gibi, yabancı ülkelerde de değerli şairimizin sanat ve şahsiyeti hakkında konferanslar tertiplenmekte, kitaplar yayınlanmaktadır. HAYAT dergisi olarak tanınmış şairimiz Tevfik Fikret’in eserlerini tanıtan bir yazı ile yaptığı tablolardan üçünü bir ilâve halinde olmak üzere okuyucularına takdim ediyor.

Bundan tam yüz yıl önce doğup elli iki sene evvel sonsuzluğa karışan büyük bir vatan şairi, eşsiz bir hürriyet aşığı, doğuştan terbiyeci bir düşünür ve zevk sahibi bir ressam olan Tevfik Fikret’i bir kelime ile tarif etmek istersek, ona Türkiye’nin hatta dünyanın en büyük inkılâp şairi demek yerinde olur.
«Hasta Adam» diye tarif edilen Türkiye’nin bağımsızlığına son vermek için büyük devletlerin anlaşmak üzere oldukları günlerde, Tevfik Fikret yurdu o felâketten kurtarmak amacıyla mutlaka bir devrim bekliyor, Türkiye’yi ayakta tutabilmek için büyük bir inkılâbın gerektiğine inanıyordu.

Daha o karanlık günlerde:
Hepsi bir an içinde mahvoluyor;
O zaman sanki ortalık soluyor.
Bu teneffüsle parlayan gözler,
Bakıyorlar ki yok yerinde kamer.

sözleriyle Baykuş Kahkahası anlamına gelen «Handel Bum» manzumesinde bu tehlikeye sembolizm yolu ile işaret ederken, bir taraftan da 1905’te el yazısı ile çoğaltıp elden ele dolaştırdığı «Sabah Olursa» manzumesinde gençlere şöyle sesleniyordu:

« Siz ey fezayı ferdanın
« Küçük güneşleri, artık birer birer uyanın!
« Ufukların ebedî iştiyakı var nura.
« Tenevvür.. Asrımızın işte ruhu âmâli.
« Silin bulutları, silkin zılali ehvali,
« Ziya içinde koşun bir halâsı meşkûre.
« Ümidimiz bu: ölürsek de biz, yaşar mutlak
« Vatan sizinle şu zindan karanlığından uzak

yuzuncu-dogum-yilinda-tevfik-fikret-1967-yili-hayat-dergisi-arsivleri (00)
Büyük şairin çalışma odası

Geçmişin ilerlemeye engel olan alışkanlıklarından gençliği kurtarmak için, Fikret geçmişten ibret almaya, fakat mutlaka onları geleceğe göre yetiştirmeye önem veriyor:

« Mazi o bir muallim, o bir pîr, o bir peder,
« Halin tutup sinirli elinden, ağır, sabur,
« Atiye doğru yedmeli
<diyerek geleceğin, feyizlere ışık beşiği olan bir çekingen ufuk ve fikirler için yükselme uzayı olarak bilinmesini istiyor ve>
«Ati çıkınca ortaya mazi silinmeli»
hükmünü veriyordu.

Reval antlaşması ile Türkiye’nin taksimi konusunda birleşen üç büyük devlet karşısında Rumeli’ndeki Hürriyet Ordusu’nun kıpırdanmalarını duyar duymaz, Meşrutiyet’in ilânından on yedi gün evvel «Millet Şarkısı»nı yazıp;

— Gel kardeşim, annen sana muhtaç, ona koşmak,
— Koşmak ona, kurtarmak o bibahtu vazifen,
— Karşında göğüs, bağr açık ölgün yatıyor bak,
— Onsuz yaşamaktansa beraber ölüş ehven.
— Her an o güzel sineyi hançerliyor eller,
— İmdadına koşmazsak eğer mahvı mukarrer.
diye büyük devletlerden gelecek tehlikeyi haber veriyordu.

yuzuncu-dogum-yilinda-tevfik-fikret-1967-yili-hayat-dergisi-arsivleri (2)Bir zamanlar:
» Hep levsi riya, levsi haset, levsi teneffu
» Yalnız bu ve yalnız bunun ümmidi tereffu.
» Milyonla barındırdığın ecsad arasından
» Kaç nasıye vardır çıkacak pak-ü dirahşan.
diye üzülerek vasıflandırdığı memlekette mutlaka büyük çapta bir inkılâp olmasını özlediğini şu mısralarında görürüz:

➤ Ey şanlı vatan bayrağı bir gün seni oğlum,
➤ Bir mevkibi zi heybeti hürriyet önünde
➤ Çekmiş görebilseydim, o pürhande ölürken
➤ Etmezsem eğer şevkini takdis ile secde
➤ Dünyada en alçak baba elbet ben olurdum.

Fikret böyle bir devrimin gerçekleşebilmesi için, oğlunun bile bir Hürriyet Ordusu’nun başında, bayrağının altında öldüğünü görüp de, onu kutlamazsa dünyada en alçak baba olacağını söylüyor. Zira onun vatan sevgisi sonsuzdur. «Vatan Şarkısı»nda şöyle seslenir:

« Toprağın cevher, suyun kevser, baharın bihazan
« İşte dünya bir eşin bir benzerin yoktur inan,
« Can da sen, şan da sen, hepsi sensin yaşa
« Ey vatan, ey mübarek vatan bin yaşa!

«FERDA» manzumesinde de aynı hislerle doludur.
— Senin bugün
— Cennet kadar güzel vatanın var, şu gördüğün
— Kimdir bilir misin? Vatanın. Şimdi saygısız
— Bir göz bu nazlı çehreye -Allah esirgesin-
— Kem bir nazarla baksa tahammül eder misin?
— Vatan gayur
— İnsanların omuzları üstünde yükselir;
— Gençler, bütün ümidi vatan şimdi sizdedir.

yuzuncu-dogum-yilinda-tevfik-fikret-1967-yili-hayat-dergisi-arsivleri (3)Aynı manzume, ihtiyaç kasırgaları içinde sarsılan bir kuşağın oğlu olan gençleri:
— Her uzvu girdibadı havayiçle sarsılan
Bir neslin oğlusun, bunu yadet zaman zaman
diye tehlikelerle dolu çevrelerinden dolayı uyarırken, küçükleri bile bu yolda yetiştirmeyi ihmal etmemiştir:

» Mini mini omuzların
» Taşıyacak yarın tüfek
» Tüfek değil vatan yarın
» O omuza yüklenecek
» Küçük asker, küçük asker
» Vatan senden hizmet ister
» Vatan senden hayat umar
» Sen yaşarsan o canlanır
» Vatan için ölmek de var,
» Fakat borcun yaşamaktır.

Geçmişteki kudretimizi, bütün iyi taraflarımızı Meşrutiyet devri gençliğinin gözü önünde canlandırmak için de şunları yazmıştır.

➤ Bugünkü kan
➤ Ayniyle dünkü kandır, evet dünkü kan, evet
➤ Siz birkaç atlı, koskoca bir ülke fetheden
➤ Osmanlı kahramanlığının kan ve namını
➤ Hamilsiniz; bu fıtrat o fıtrat, bu ten o ten.
➤ Sizin ecdadı pâakiniz
➤ Cidden birer hizanei himmetti; en metin,
➤ En zinde bir meram ile asrın ve şüphesiz
➤ Dünyanın en bahadırı onlardı. Fahreddin,
➤ Mağrur olun, fakat vatan ikmali şan için
➤ Evlâdının kemalini ister; o mutlaka
➤ İster ki, siz de himmet edin, siz de yükselin.

Bu sözler Fikret’i en büyük Türk şairi olarak seven, hatta ona «perestişkâr» olduğunu Aşiyan’daki imzası ile belirten Atatürk’ün «Türk, Övün, Çalış, Güven» vecizesini ne güzel anlatır.

Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndan hemen sonra Türk hanımlarına hitaben söylediği «Hanımlarımız, hatta erkeklerimizden daha münevver olmalıdır, eğer milletin hakikî anası olmak istiyorlarsa!» sözü, Fikret’in «Kızlarını okutmayan millet, oğullarını manevî öksüzlüğe mahkûm etmiş demektir, husranına ağlasın!» cümlesiyle takdim ettiği «Bir Kız Mektebi İçin» manzumesinin de bir hulâsasu gibidir. Zira Fikret de, Atatürk de, hakikî inkılâbın, müspet ilimle yetişmiş aydın bir millet vücuda getirmekle, aydın milletin de aydın anaları yetiştirmekle meydana gelebileceğine inanıyorlardı.

yuzuncu-dogum-yilinda-tevfik-fikret-1968-yili-hayat-dergisi-arsivleri (1)

Kaynak: 1968, Hayat Dergisi