Türkiye’de özellikle İstanbul’da trafiğe çıkan otomobil sayısı gün geçtikçe artıyor. Ekmeğini «Direksiyon sallayarak» kazananların hemen hepsi de bundan şikâyetçi. «Araba almak bisiklet almaktan kolay oldu» diyorlar. «Beş bin lira peşin veren altına araba çekiyor» diyorlar. «Bunun sonucu nereye varacak» diyorlar.

Dolmuşçuların, taksicilerin, minibüsçülerin «ekmek parası» müşterilerinin de onlardan şikâyeti var. «Aktarma sistemi yüzünden günde 25-30 lira veriyoruz» diyorlar.

Dolmuşçuların, taksicilerin, minibüsçülerin «ekmek parası» müşterilerinin de onlardan şikâyeti var. «Aktarma sistemi yüzünden günde 25-30 lira veriyoruz» diyorlar. «Ayda 750-80 lira eder» diyorlar. «Biraz daha» diyorlar. «Dişimizi sıksak bir araba alırız.»

0212-dolmuscular-1977-hayat-dergisi-indi-bindi-dolmus-tarifeleri (3)

Aktarma nedir
Dünyada belki de ilk defa İstanbul’da uygulanmaya başlanan «Dolmuş» sistemi, giderek peşinden «Aktarma» sistemini de getirdi. Hayli zamandır, «Dolmuş» kelimesi tek başına kullanılmaz oldu uygulamada. Şimdilerde yeni kavramla birlikte «Aktarmalı Dolmuş» diyoruz.

İstanbul Belediyesi encümeni zaman zaman «Direniş» yaparak zam isteyen dolmuşçuların bu isteği ile dolmuş ücretlerini artırır. «Ucuz etin yahnisi» görünüşünden hareketle, yeni ücretler belirlenir ve birkaç gün içinde gazetede yayınlanır ve yürürlüğe girer.

Örneğin, Aksaray-Şişli güzergahı için 350 kuruş fiyat biçilmiştir. Ancak iki güzergah arasında tek dolmuşla seyahat etmek bir hayaldir. Kısacası Aksaray’dan binip Şişli’de inmek isterseniz daha çook beklersiniz.

Dolmuşçu, bu güzergâhı adam başına 8.5 liraya getirmenin usülünü bulmuştur. Böylece belediye tarifesindeki «fazla ücret isteyemez, alamaz» hükmünü de kitabına uyduracaktır.

0212-dolmuscular-1977-hayat-dergisi-indi-bindi-dolmus-tarifeleri (1)

Aksaray’dan Saraçhane’ye gidiyoruz
+ Kardeş sağda dursana ineyim
— Duramam abi. Burada böcekler var! Müsait bir yerde bırakırım.
+ Ne böceği?!
— Ağustos böceği. Memurlar abi. Biz bunlara böcek deriz. Akşama kadar cır cır öterler. Bir kadın bindi Unkapanı’ndan 500 lira veriyor. Nerede bozduracağız? Banka mıyız biz abi! Var mı inen Unkapanı’nda abiler. Yok mu? Paketleyelim öyleyse.
(Bu arada öndeki kamyoneti hızla solladı. Kaldırımın kenarında bekleyen yolcuya yanaştı.)
— Şişhane, Şişhane var mı?
(Arkadaki kamyonet acı bir fren yapar.)
— Oooo, alacağımız 125 kuruş, 10 lira veriyor bacım be. Unkapanı dedin Şişhane’de iniyorsun. Ver bir teklik daha da kafamı bozma.
(Bu arada sollayıp önünde durduğu otobüsten güçlükte kurtuldu.)
— Ah ulan! Üstümüze üstümüze geliyorsun. Vatmandan şoför bu kadar olur ancak.
— Galatasaray.. Galatasaray.
+ Ben ineyim şoför bey.
+ Münasip bir yerde abi.
(Münasip değil münasebetsiz bir yerde indirdi müşterisini)
— İki buçuğun üstü kimin?
+ Benim.
— Alsana kardeşim paranı. Uyuyorsun ulan sen. Bir de delikanlı olacaksın.
— Lan deve, sinyal versene.
— Şu böcek var ya abi, (polis) ehliyetimi aldı. Üç kafa (otuz lira) ceza istiyor. Nereden bulup da vereceğiz. Üç gündür kafa kâğıtsız çalışıyoruz. Yani ehliyetsiz. Görünce vınlıyorum anladın mı.

0212-dolmuscular-1977-hayat-dergisi-indi-bindi-dolmus-tarifeleri (5)K
Kaynak: 1977, Hayat Dergisi