Bay Bülent K,
Yazılı şekildeki fikir ve durumunuzu anlatan araca sahip oldum. Bahis konusu edilen tarih konusunda daha sonra sizinle özel olarak konuşacağım. Yazılı haber ve düşüncelerimi alınca aşırı derecede üzülmemene üzüldüm desem üzüleceğini bilmemden dolayı seni üzmemek için üzülmene üzüldüğümü üzülerek söylemeyeceğimi iletir ve arkasından üzülürüm.

Bu günlerde parayı çok buldun galiba! Herkese savaş tazminatı vermek öyle kolay mı? Bak, ben bile, senin gönderdiğin mektubun tazminatını ödemek için burada uygunsuz işler yapıyorum. Bak aklına hemen ne geliyor? Yanlış anlama, kestaneye çizik atan yok!

Uğur’a söyle, ben öyle manyak/manyak şeylerle uğraşmam. Mis gibi Fizik derslerimi çalışır, gene onunla uğraşmam. Zaten geçen sınavdan 8 aldım. Nasıl aldığımı bilmiyorum ama, bizim kısımda 8 alan üç kişi var. Anlayacağın dersler iyidir.

Ve beklenen teklif gerçekleşti. Abine HAVA HARP’ten teklif geldi. Herhalde seneye, Hava Eğitim Komutanlığı’na kesin gireceğim. Sen anlarsın bu işlerden, yıldız olmak kolay değil. Zaten çembere de değmeye başladım. Ama bak yazıyorum, sonra orada benimle dalga geçme. Isındığım zaman, ayakkabılar iyi olursa ve zemin parke ise değiyorum. Biliyorum bu şartlar altında sen değersin ama. Ne yapalım bizden bu kadar.

Şu anda GREASE’i seyrediyorum. Ara sıra kalkıp birkaç figür çekiyor, kısmı bir coşturuyorum ki görme! Kısım diskoya dönüyor. Zaten filmdeki de aynı bizim okul gibi.

Havalar iyileştiğinden artık Kandilli’ye uzamalar başladı. Hem sana benim yürümeyi bilmediğimi kim söyledi? Ulan benim kadar güzel yürüyen var mı be! Yüz metrede iki kişilik ortalaması var arkama takılanların. Kafamı bozma, araba aldırırım. Zaten kafam bozuk. Fransa’ya gitmiyorum.

Bu mektubu sırf sana gıcıklık olsun diye yazıyorum. Adamı böyle kilitlerler anladın mı kravat? Benden hiç mektup beklemiyordun değil mi şu sıralar? Beni soran herkese selam söyleme. Bazılarına söyle. Görüşmek üzere!
NOT: Yakında geliyorum.