Küçücük dükkânın içinde telaşla sağa sola koşuşturan fotoğrafçının gözü bir köşede sessizce oturan komşunun oğluna ilişti. “Sana bir iş versem yapabilir misin?” diye sordu son bir umutla. İlk bakışta insanı korkutacak kadar zayıf ve soluk yüzlü delikanlı “Yaparım” dedi. Fersiz gözleriyle kendisine uzatılan ıslak vesikalık fotoğraflara bakıyordu. “Şimdi bu vesikalıkları, mangalın üstünde kurutacaksın. Tamam mı?”

0386-ismet-gumusdere-kimdir-seksenlerde-futbol-haberleri-1987-erkekce-dergisi (1)
Kaynak: Erkekçe Dergisi (1987)

Karanlık odaya işinin başına dönen fotoğrafçının ardından mangalın başına oturan delikanlının adı İsmet’ti. Bir yandan üzerinde palabıyıklı bir adam sureti olan 12 adet vesikalığı kuruturken bir yandan da düşünmeye koyuldu. İsmet Gümüşdere’nin fotoğrafla iç içe geçecek 41 yıllık maratonunun startıydı bu mangal başı.

0386-derimod-eski-reklamlari-1987-yilinda-erkek-ayakkabilari-beyaz-renk-kosele-ayakkabi-umit-zaim
ÜMİT ZAİM — Seksenli yıllarda beyaz erkek ayakkabıları. (1987, Derimod)

Bir ameliyat, onun peşinden gelen talihsiz bir hastalık ortaokuldan belge almasına neden olmuş, hayatını allak bulak etmişti. Oysa okumak, hava subayı olmak istiyordu o. Sonunda aile meclisi toplanıp, oğulları İsmet’in mahalledeki fotoğrafçı Necati Bey’in yanına gitmesine bu yolla bir “zanaat” öğrenmesine karar vermişti. Mangalın başında fotoğraf kurutmanın kısa hikâyesi buydu işte. Ama ne yirmi yaşını karşılamaya hazırlanan İsmet, ne de bir başkası 1945 yılının Ekim ayında bir mangal başında başlayan dostluğun yıllarca süreceğini bilemezdi elbette. Bu dostluk, İsmet Gümüşdere ile fotoğrafın, İsmet Gümüşdere ile futbolun, İsmet Gümüşdere ile objektifin, vizörün, deklanşörün dostluğuydu.

0386-ismet-gumusdere-kimdir-seksenlerde-futbol-haberleri-1987-erkekce-dergisi (2)
Kaynak: Erkekçe Dergisi (1987)

Şimdi saçlarını ak pak eden bunca yılı geride bıraktıktan sonra bu dostluğun anılar denizine dalıp nostaljinin kapısını tıklatmak, hüzünle atbaşı giden sevinçleri dile getirmek olacaktı bir bakıma. Sigarasından derin bir nefes aldı İsmet Gümüşdere. Ve anlatmaya başladı:
— Voltaire’in Candida’sını okudunuz mu? O kitabın önsözünde yazar, İstanbul’a geldiğinde konuştuğu bir Osmanlı bahçıvanını anlatır. Bahçıvan, “Herkes bir şey yapmalı” demiş. “Ben bahçemi düzenlemeliyim, mesela.” Evet, hepimiz bir şeyler yapmalıyız. Ben de bir şeyler yapmaya çalıştım karınca kararınca.

0386-ford-taunus-reklamlari-1987-yilinda-otomobil-reklamlari-2000-cc-araba-reklamlari
2000 CC GELDİ — Sol şerit Ford Taunus’un!

Masanın üzerini kaplayan ve her biri sayfalar dolusu yazıdan daha çok şey anlatan fotoğraflar. Gümüşdere’nin sözlerinde ne kadar alçakgönüllü olduğunun belgesiydi sanki. Daha çok küçük yaşlarda, o zamanlar futbolcu olan dayısının formalarını okşarken düşmüştü içine futbol ateşi. Sonra foto muhabirliğine başladığı ilk yıl başına gelen tatsız bir olay, spor fotoğrafçısı olmak konusundaki kararının pekişmesine yol açmıştı.

0386-ismet-gumusdere-kimdir-seksenlerde-futbol-haberleri-1987-erkekce-dergisi (3)
Kaynak: Erkekçe Dergisi (1987)

Babıali’deki ilk yılım. Her işe beni koşturuyorlar. “Ufaklık aşağı, ufaklık yukarı” Bir gün bir muhabir arkadaşlarla beraber adliyeye gitmiştik. Orada elleri kelepçeli bir adam gördük. Ama adamcağızın gözlerinde öylesine mahzun bir ifade var ki, sanki “Ben suçsuzum” diyor. Muhabir arkadaş, “Ne duruyorsun, adamın resmini çeksene” dedi. Bir şey diyemedim, resmi çektim. Ve o fotoğraf ertesi gün birinci sayfada yer aldı.

0386-mithat-giyim-reklamlari-seksenlerde-erkek-modasi-1987-yilinda-gencler-ne-giyerdi-kisilik-cizgisi
MİTHAT — Kişilik çizgisi.

İSMET GÜMÜŞDERE’NİN ALBÜMÜNDEN
Yağmur yağdı böyle oldu
Bir milli maç. O zamanlar Dolmabahçe’de portatif tribünler vardı. Aniden yağmur başlamış ve sandalyede oturan herkes, sandalyesini şemsiye gibi kullanmıştı.
Bu bacak kimin?
İsmet Gümüşdere bu fotoğrafın hikâyesini şöyle anlatıyor: “Avut atışları sırasında kalecinin bu görüntüsü, foto muhabirlerine malzeme olabilir. Ben de bir keresinde bu pozu yakaladım. 1979 yılında millî takımımız Batı Almanya’ya maça giderken fotoğrafı futbolculara gösterdim ve sordum: “Bu kimin bacağı?” Kimse bilemedi. Tam o sırada arkalardan bir ses duydum: “Bu benim bacağım”. Seslenen Trabzonspor kalecisi Şenol’du ve sorumu doğru cevaplamıştı.

0386-ismet-gumusdere-kimdir-seksenlerde-futbol-haberleri-1987-erkekce-dergisi (4)

Halit Kıvanç’ın sümen altı ettiği fotoğraf:
Ezeli rekabetin gerdiği sinirler hakemin tartışmalı kararıyla birlikte boşalıvermiş. Bir Fenerbahçe – Beşiktaş maçı. Hakem Federal Almanya’dan bu maçı yönetmek için kalkıp gelmiş. Ama kısmet bu ya, Fenerbahçeli Ogün’ün tokadı şaklıyor suratında. Bu fotoğraf, o sıralar Yeni İstanbul gazetesinde çalışan ve Fenerbahçe’yi tutan Halit Kıvanç’ın “Bunu basmayalım, Ogün çok büyük ceza alır” demesi üzerine basılmıyor. Ve Ogün attığı tokadı inkâr edip, küçük bir cezayla paçayı kurtarıyor.

Dolmabahçe’nin çamuru
Bakla tarlasını andıran Dolmabahçe stadında bir İstanbulspor-Hacettepe maçı. Ağır sahada düşüp kalkmak, Hacettepe’nin ele avuca sığmaz santrforu Arap Çetin’in şortunu da ağırlaştırılmış. İstanbulsporlu Ercan’la giriştiği ikili mücadelede olan oluyor, şortun lastiği kopuveriyor. Şortu düşen Çetin, çareyi sahadan çıkmakla buluyor. 2 numaralı fotoğrafın ilginç fakat buruk bir öyküsü daha var. Bu fotoğrafla o yılın spor fotoğrafları yarışmasına katılan İsmet Gümüşdere, üçüncülüğe bile layık görülmüyor. Ama kısa bir süre sonra İngiltere’de yılın fotoğrafı seçilen bir fotoğrafı yayınlıyor gazeteler. Bu fotoğraf, şortu düşmüş bir futbolcuyu göstermektedir. Türkiye’de üçüncülük bile alamayan espri, futbolun beşiği İngiltere’de yılın fotoğrafı olmaya hak kazanmıştır.

0386-ercan-arikli-gelisim-yayinlari-1987-erkekce-dergisi

Ali Sami Yen’de insan salkımları
Tarih 20 Aralık 1964. Ali Sami Yen Stadı’nın açılış günü. Bulgaristan’la oynayacağımız maçtan saatler önce dolmuş tribünler. Dalgalanan kalabalığın arasında devrilen ve alev alan bir köfteci tezgâhı, seyirciler arasında büyük bir paniğe yol açmış ve yeni açık tribünün ortası çökmüştü. Bu fotoğraf, Hürriyet Haber Ajansı vasıtasıyla tüm dünyaya dağıtılmış ve yabancı gazetelerde yer almıştır. Ne gariptir ki, bu tarihi anı görüntüleyen İsmet Gümüşdere, emeğinin karşılığında yalnızca 250 lira alırken, ajans 10 bin dolar kazanmıştı. Olaydan on yıl sonra Stern dergisi gelmiş geçmiş en ilginç futbol fotoğrafları arasında bu fotoğrafa da yer veriyor ve Gümüşdere’yi bir kez daha onurlandırıyordu.




 

0386-arzu-aydin-kimdir-1987-erkekce-dergisi-kapagi

 Kaynak: 1987, Erkekçe Dergisi