Ahmet Altan, edebiyatımızın gündem yaratan isimlerindendir. Yazdığı, söylediği tartışma konusudur. Son kitabı sessizce piyasaya çıkınca bu sessizliği kırmak istedik. Çok şükür ki, bu kez röportaj kuyruğu yoktu kapısının önünde.

0426-ahmet-altan-haberleri-2003-yili-cosmopolitan-arsivi-sibel-kilimci (1)
Kaynak: 2003, CosmoPolitan Dergisi

Hem çok sevilen, hem de kızılan hatta bazen nefret edilen biri olmak nasıl bir duygu?
— Eğer gerçekten seviliyorsam, bu sevgiyi ben insanlardan, sokaklardan, okurlardan buluyorum. Dediğin kadar kızıyorlarsa, bu daha ziyade devlet cehanından geliyor ya da egemen olanlardan. Egemenler beni sevsin, halk benden nefret istemezdim.

Ya devlet artık sizi birazcık seviyor ya da devlet epeyce yol katetti. Kendinizi biraz daha şanslı görüyor musunuz eskilerden?
— Eskiden çok daha vahşiydi. Dünyada toprağı, devleti değil, insanı yücelten bir anlayışıa doğru gidiliyor. Türkiye her ne kadar bu anlayışları reddetmeye kalkışsa da nihayetinde dünyanın bir parçası. Dünya değiştikçe burası da değişiyor. Babam (Çetin Altan) 300 davadan geçti, ben ise 30 ya da 40 davadan geçtim.

0426-deniz-akkaya-gencligi-2003-yilinda-kadin-giyim-hotic-reklam-arsivi
HOTİÇ — Deniz Akkaya 2003-2004

Türkiye’de yazar olmanın riskleri var.
— Türkiye’de yazar olmaktan şikâyetçi değilim. Bazen nefretle karşılanıyorum. Pek çok işten atıldım, yazılarım için hoş olmayan tepkiler geliyor. Hoş olmayan yanları var ama çok yazar ülkesinde, sokaktaki insanla bu kadar yakın olma şansına sahip olmuştur. Ülkemin neresine gidersem gideyim, daima dostça yaklaşan birileri var. Yabancı bir yazarın zor yakalayacağı bir lükstür bu. Ancak bizim ülkemizde olabilecek bir şey. Türk yazarı olmaktan çok şikâyet etmiyorum. Çok meşakkati, derdi var ama iyi ödülü de var.

0426-ahmet-altan-haberleri-2003-yili-cosmopolitan-arsivi-sibel-kilimci (2)
Kaynak: 2003, CosmoPolitan Dergisi

Kitapta yargılanmış yazılar ve savunmalar yan yana. Niçin?
— Uzun yıllar siyasi yazılarımı kitap yapma fikrine karşı çıktım. Çünkü burası çok indirgemeci bir toplumdur. Gazeteci gözüyle, manşet yapılacağı taraflar çekilir yazıdan. Toplumda hayatı biraz magazin düzeyince algılama yatkınlığı var. Binlerce yazı, kitaplar yazmışım, kadın yazarı deyip çıkarlar. Ben böyle yazılar da yazdım, mahkemelere çıktım, yargılandım demek istedim.

Annem sizi anarşist buluyor.
— Dudaklarından öpüyorum onu. Niye?

0426-tang-icecek-reklami-toz-icecek-markalari-2003-yilinda-icecek-reklamlari
TANG — Yeni Tang Ice Tea ile meyve serinliğinin tadını çıkarın.

Kişisel ahlak yaratmaktan söz ediyorsunuz.
— Toplumun ahlakını paylaştığım söylenemez. Bu ahlakı paylaşmanın bir tür ahlaksızlığa götürdüğüne inanıyorum. Toplumun ahlakını bire bir paylaşabilen kimse yoktur ama herkes resmi konuşmalarında toplumun ahlakına sahip çıkar gibi gözükür. Toplumun ahlakı ne yazık ki insanın doğasıyla sık sık çatışıyor. Toplum kendi ahlakını savunmak istiyor. Çünkü yapısı gereği, belli bir yapaylığı sahteliği var. Onun için insanların yazarla ihtiyacı var. Yazarlar da insanın doğallığını ve doğasını savunuyor.

Aşk konusunda ışık görüyor musunuz? Dünden bugüne değişenler nedir?
— İnsanın özünde çok fazla farklılık yok. Duyguların ifade edilişinde fark var. Toplum değiştikçe ilişki biçimi değişiyor. Üç yıl önce ile bin yıl önceki insanın duyguları arasında çok fazla fark olduğunu düşünmüyorum. Sadece tarif etme biçimi değişiyor. Bugün kimse Şekspir gibi aşkı tarif etmez ve onun gibi yazan birini de pek kimse okumaz, ancak onun anlattığı duygular bugün de geçerli.





0426-cosmopolitan-dergi-kapagi-2003

 Kaynak: 2003, CosmoPolitan Dergisi