İstanbul’un ünlü davetlerinin vazgeçilmez siması, Ortaköy’ün en renkli karakteri, Avrupa’da sokaklarda rahatça yürüyemeyecek kadar çok insan tanıyan, ünlü yıldızların ve dünya jet-setinin arkadaşı, sinemada dahi başından çıkarmadığı birbirinden renkli şapkalarıyla ünlü, müthiş karizmatik Ertekin.

0451-ertekin-dincay-kimdir-ertekin-dincay-kac-yasinda-bay-sapka-dincay-ertekin-2001-vizyon-dergisi-roportaji (2)
NEDEN ŞAPKA? — 25 sene evvelki Jean Paul Belmondo ile Alain Delon’un Borsalino adlı filmindeki şapkayı beğenmemle başladı her şey. 1968’de Paris’e gittim Belmondo ve Delon ile ahbap oldum. Sonra şapka merakı sürdü. Hem çoğalıyor, hem azalıyor, çünkü beğenenler alıyor. (2001, Vizyon)

Ertekin Dinçay denilince ilk başta kim olduğunu çıkaramazsınız belki ama, ‘Şapka Ertekin’ denilince eminim herkesin yüzü ışıyacaktır. Dostları arasında da “Bay Şapka” olarak tanınan Ertekin Dinçay’ın öyle ilginç bir hayat hikâyesi var ki, siyah beyaz bir Holywood filmini izlediğiniz duygusuna kapılıyorsunuz. Onu dinlerken kâh dünyanın moda merkezi Paris’te dünyaca ünlü dizaynırlara, kâh İtalyan sahillerinde dünya jet-setiyle muhteşem partilere birlikte konuk oluyorsunuz. Yalnız zengin hayatı değil, enteresan kişiliği de dikkatinizi çekiyor. Onunla sohbet etmek için Ortaköy’deki kafesi Café des Theatres’da buluştuğumuzda da, her zamanki gibi çok şık spor bir kıyafet ve ünlü şapkalarından biriyle karşılıyor bizi. Bu kadar enteresan bir insanla ilgili nasıl olur da pek röportaj yapılmaz anlayamıyorum. Onu ve hayatını dinlemek için sabırsızlanıyorum. Önce her şeyin kaynağına, çocukluğuna uzanıyoruz.

0451-netbul-kadini-onsuz-hayat-bir-hatadir-netbul-com-reklamlari
NETBUL — Bir kadınsın, ne istediğini biliyorsun. İşine, ailene, kendine ve evine aynı özeni gösteriyorsun. netbul.com kadın sayfaları tam sana göre.

Sarıyer’deki çocukluk günleri
Yıl 1927, küçük Ertekin ailenin tek oğlu olarak Sarıyer’de doğuyor. O yılların Sarıyer’i bambaşka ve çok güzel. O zamanlar, şimdi müze olan Sadberk Hanım Köşkü’nde Rahmi Koç, en yakın arkadaşı. Babası, Şirket-i Hayriye’nin yöneticisi ve aynı zamanda Kütahya ve Isparta milletvekili. O günlerden hatırladığı en belirgin anılardan biri, Temel Kaptan’ın evlerinin önünden her geçişinde babasını selamlamak için çaldığı gemi düdükleri. Kendinden başka üç tane de kızkardeşi var. Aile kışları ise, o zamanlar Türkiye’nin en köklü ailelerinin oturduğu Laleli’de geçiriyor. Akmerkez’in sahipleri Dinçkökler, Sipahioğulları, hep o dönemden hatırladığı aileler. Sonra yatılı okumak üzere Saint Joseph’e gidiyor. Gökşin Sipahioğlu en yakın arkadaşı. Erol Simavi de sınıf arkadaşı.

Çocukken tüm hayallerini hariciyeci olmak süslüyor. Çünkü teyzesinin oğlu da hariciyeci. Onun gibi olmak isterken hayat birdenbire çok farklı bir yöne dönüyor ve tüm hayatı boyunca sürecek büyük macera da, her şey Bodrum’a gidip orada dekorasyon yapmasıyla başlıyor.

0451-ertekin-dincay-kimdir-ertekin-dincay-kac-yasinda-bay-sapka-dincay-ertekin-2001-vizyon-dergisi-roportaji (1)
AYKUT HAMZAGİL — Nevi şahsına münhasır bir adamdır. Nesli tükenmiştir. Ölmemesi için çok çaba sarfediyoruz, çünkü yerine koyabileceğimiz başka biri yok. Renkli ve hâlâ herkesten genç. (2001, Vizyon)

Bodrum, Bodrum
Aslında hayattaki her şey gibi o da tesadüfi bir tanışma sonucu Bodrum’a gidiyor. Haşim Birkan ve Tülin Kesebir’le birlikte küçük çapta bir turizm tesisinin dekorasyonunu yapıp işletmeye karar veriyorlar. Sene 1960. O zamanlar Bodrum’u kimse bilmiyor. İnsanlar şortlu mayolu diye onlara, onun deyimiyle, “gâvur” gözüyle bakıyorlar. Bir gün Ankaralılar geliyor, onlara orada bir açılış yapıyor. Bu açılış için “Bodrum’da bir ilkti” diyor Ertekin. Bugünkü Bodrum’un mayasını çalanlardan biri de o. Ancak her şeyden olduğu gibi Bodrum’dan da sıkılıyor. Bodrum’dan İstanbul’a dönerken tesadüfen İzmir’den geçiyor. Münir Nureddin Selçuk’un damadı arkadaşı. “Beni görünce, ‘Bir-iki gün İzmir’de kal’ dedi. Orada birçok insanla tanıştım. Bana orada bir yer açmamı söylediler. Çatı Bar diye bir yer açtım. Orası artık o kadar rağbet yaptı ki, Gönül Yazar da bana bir jest yaptı, bir ay bedava çalıştı. Ve bir ay orası tıklım tıklım oldu. İstanbul’dan bile insanlar geliyordu. İzmir’in en meşhur yeri oldu” diyerek anlatıyor İzmir günlerini Ertekin. Zamanın turizm bakanı Nihat Kürşat. Ertekin’i Paris’e göndermeye karar veriyorlar. Bir fuarda yaptığı stand tasarımıyla birincilik kazanıyor ve 20 yıllık Paris macerası başlıyor.

0451-nokia-3310-reklami-2001-yilinda-cep-telefonlari
POWER FM — Arabada, evde, deniz kenarında, özel gecelerde. En iyi, en yeni müzik, en güçlü haber.

Paris macerası nasıl oldu?
— Paris’i o kadar beğendim ki İzmir’deki yerimi sattım. Paris’te aşağı yukarı 20 sene kaldım. Modayla uğraştım daha fazla. Avanue Montaigne’de otururdum. Gece kulübü sahibi bir arkadaşımla birlikte İtalya’ya gittim. Oradan ufak tefek aldığım bir şeyleri satmaya başlayarak oldu her şey. Sophia Loren ile tanıştım. Tüm hanımlar eldivenli, şapkalıydı. Fakat sıkıldım orada, kalamayacağıma karar verdim. Zaten fazla param da yoktu. Tesadüfen bir hanımla tanıştım orada, kocası seyahate çıkmış; ahbap olduk, bir hafta onda kaldım ve otel parasıyla bir sürü kıyafet aldım. Paris’e gelince satmaya karar verdim. Benden ilk alışveriş yapan Mireille Mathieu’ydu. Bu da bana iyi bir reklam oldu ve elimdeki malı aşağı yukarı beş misline sattım. Sonra oraya bir daha gitmeye karar verdim. Bir de ortak buldum, atölye açtım. İstanbul’dan gelen herkes bana mutlaka uğrardı.

İstanbul’a dönüşü ve diskotek işletmeciliği
— Burada da çok daha önce yaptığım gece kulübü işine yeniden başlayayım dedim. Daha doğrusu evimde davetler veriyordum. Arkadaşlarım da, evinde yapacağına bir yer aç, orada aç dediler. Celal Çapa’ların Valikonağı’nda iş yapmayan bir yeri var. Oranın adını Ertekin yap, işlet dediler. Orada bir yer yaptım ve ön tarafta da kendi eşyalarımı koyup sattığım bir butiğim vardı. Akşamları da butik açık kalıyordu ve her sabah bir şeylerin eksildiğini fark ediyorduk. Sonra her iki işi de yapmamaya karar verdim.

— Tevfik Dölen, benim çok yakın arkadaşımdı. Türkiye’de ilk diskoyu açann kişidir. Aşağı yukarı 15-20 yıl önceydi, birilkte yapalım. Celal, o ve ben birlikte Adnan Polat’ın yerinde Plaza’yı işlettik. Daha sonra karşı tarafta Dalyan Kulübü’nü işlettim. Sonra Nispetiye Caddesi’nde Çatı diye bir yer açtım. Son durak burası artık. Café des Theatres oldu.


 

0451-asuman-krause-gencligi-2001-yilinda-dergi-arsivleri-vizyon-dergisi

 Kaynak: 2001, Vizyon Dergisi