Çankaya yolunda bir fayton arabası ilerliyordu. İçinde çok güzel fakat çok üzgün bir genç kadın vardı. Gazi Mustafa Kemal’in pencereleri önünden geçerken çantasını açtı genç kadın. Bir yeşil mendil ve bir tabanca!
Sonra da silah sesi işitildi. Atlar ürkmüştü. Dört nala kalktılar. O anda, fayton arabasından yere kanlar içinde bir genç kadın yuvarlandı.
Çankaya Köşkü bir anda allak bullak olmuştu. Gazi odasından fırladı. Dışarıda bir genç vücut sedyeye yükleniyordu. Mustafa Kemal için canını veren Fikriye Hanım’ın hayat hikayesi böyle bitiyordu. Şimdi bu hazin hikayeyi başından anlatalım.

ataturk-icin-kendini-olduren-fikriye-hanim-kimdir (0)

Fikriye Hanım, yeşil kumaş kaplı abajurun hafif ışığında, Mustafa Kemal Paşa’nın frenk gömleklerine uzandı. Birer birer düğmelerini muayene etti. Paşa, dikişi gevşemiş düğmeden nefret ederdi. Nitekim düğmelerden ikisinin tireleri uzamıştı. Genç kadın, dalgın hareketlerle bu düğmeleri yeniden dikti. Çok düşünceli idi. Cepheden hiç de ferah verici haberler gelmiyordu. Yunan gazeteleri «Mustafa Kemal esir düştü!» diye kocaman manşetler atıyorlardı. Ankara’nın boşaltılmasına başlanmıştı. Devlet daireleri Kayseri’ye taşınıyordu. Hatta Büyük Millet Meclisi için Kayseri’de toplantı salonu bile yapılmıştı. Yahşihan’a kadar odunla işleyen trende artık yer bulmak imkânsız hale gelmişti. Ankara bir ana-baba günü yaşamaktaydı. Fikriye Hanım, Gazi’nin düğmelerini henüz dikip bitirmişti ki, dışarıdan uzun bir hayvan uluması işitildi.
ataturk-icin-kendini-olduren-fikriye-hanim-kimdir (3)

Hassas bir ayı
Ah bu Miralay Arif Bey’in ayısı Bozoğlan. Bu hayvan tıpkı kurtlar gibi uluyordu. Mustafa Kemal Paşa’nın eski arkadaşlarından Arif Bey cepheye giderken sevgili ayısını getirmiş, Muhafız Kıtasına emanet etmişti. Geceleri ayının bağırmaları, ulumaları meşhur direksiyon binasından işitilirdi. Miralay Arif’in en bağlı olduğu varlık bu ayıydı. Müthiş bir pehlivandı. Askerlerle güreş tutardı. Kimi görse hemen el-ense ederdi. Fikriye Hanım yerinden doğruldu. Bozoğlan’ın bağırmaları devam ediyordu. Acaba askerler hayvanı kızdırıyor muydu? Yoksa Arif Bey cepheden dönmüş müydü? Çünkü Bozoğlan 150-200 metre mesafeden kokuyu hisseder mütemadiyen bağırırdı.

Bekir Çavuş içeri girdi ve Fikriye Hanım, Bozoğlan’ın niçin bağırdığını sordu. Buna bir başka çavuş cevap verdi:
+ Bozoğlanı da Kayseri’ye götürüyoruz. Kağnıya bindirmek istedik, direndi gitmiyor.
— Akşam vakti hayvanı rahat bırakınız. Yarın sabah götürürsünüz.

ataturk-icin-kendini-olduren-fikriye-hanim-kimdir (5)

Evet bunu tamamiyle unutmuştu. Ankara’da sadece insanlar değil, hayvanlar da Kayseri’ye gönderiliyordu. Kadife Hanım vardı mesela. Doktor Refik Saydam’ın sarı kedisiydi. Refik Bey, bu kediyi o kadar severdi ki, doğurduğunda Fikriye Hanım’a küçük bir sürahi lohusa şerbeti gönderirdi. Fikriye Hanım, Atatürk’ün evinin bahçesindeki o güzel karacayı da Kayseri’ye göndermek istiyordu. Ama kendisi asla Mustafa Kemal’i terketmeyecekti. Fikriye için onunla yaşamak kadar, ölmek bile saadetti.

ataturk-icin-kendini-olduren-fikriye-hanim-kimdir (7)
DEVAMI GELECEK
Kaynak: 1963, Hayat Dergisi