Küçük bir kız var duymuşsunuzdur. Adı Banu, soyadı Alkan. Ünlü mü, ünsüz mü belli değil. Artist mi, değil mi bilinmez. Zengin mi fakir mi, tartışılır. “Yeni sanatçılara olanak vermeli” diye düşündüğümüzden çıktık yola. Vardık Caddebostan’a küçük Alkan Sultan’ın dairesine. Fransız gül kabartma halılar, Fransız yemek takımı, kristal avizeler, altın kaplama abajurlar, antika aynalar. Kapıyı açan ablası, bakışlarımızdan merakımızı ve şaşkınlığımızı anlayarak, neye gözümüz ilişse, kurulmuş plak gibi, “Fransızdır, Fransızdır” diyor. Banu’yu düşündük. Kışın giydiği vizon kürkler, yazın giydiği ipekler. Takıp takıştırdığı pırlantalar. BMW marka otomobili. Acaba bu artist ünlü olmuş da biz mi tanımıyoruz? Baksanıza bütün ünlüler gibi, evinde bir buçuk saat oldu bekliyoruz. Hâlâ ortada yok. Ve birdenbire karşımızda Banu Alkan.
“Sanat insanı nasıl ünlü eder, sinemada nasıl zengin olunur?” olması gereken başlığımızla buyrun okuyun. Bir genç kız yetişiyor.

Ne zaman sinemaya geçtiniz?
— 72 yılında bir derginin açtığı artist yarışmasıyla sinemaya geçtim. Ama yarışma sonuçlanmadan yarışmadan ayrıldım. Çünkü jüride bulunan Memduh Ün, “Sen kazanamayacaksın” dedi. Memduh Ün ile üç yıllık mukavele imzaladım. Kadir İnanır ve Cüneyt Arkın ile film çevirdim.
Galiba kısa bir süre sonra da Yeşilçam’dan ayrıldınız?
— O sıralar 16 yaşındaydım. Şimdi ise yirmi üç. Yüzüm oturmamıştı. Makyaj yapmasını bile bilmiyordum. Ayrıca LCC’ye devam ediyordum. Gürbüz Hanefi ile tanıştım ve Yeşilçam’dan ayrıldım. Beni prodüktörler çok kabiliyetli buluyorlar. Yeşilçam gidişime çok üzüldü.

banu-alkan-roportaji-1982-kadinca-dergisi (0)
İnsan bir yere gelmek için böyle erkek (Gürbüz Hanefi) seçmek zorunda.

Gürbüz Bey mi sinemadan ayrılmanızı istedi?
— Hayır, o benim işlerime karışmaz. Yalnız ben daha kuvvetli olup, Yeşilçam’a dönmek istedim. O çok iyi bir insandır.
Galiba senden epeyce yaşlı?
— Gürbüz Bey 52 yaşında ama ruhu çok genç. Onunla çok iyi anlaşıyoruz. Beni yaratan Gürbüz Hanefi’dir. Eli çok açıktır, cömerttir. Ayrıca Yugoslavya’daki halalarım da çok zengin?
Nereden göç ettiniz? Ve neden?
— Yenipazar’da yaşıyorduk. Geldiğimde çok küçüktüm. Babam malını, mülkünü sattı ve buraya yerleştik.
Fazla zengin değildik ama açlık da çekmedik. Altı kardeş büyüdük. Göç nedenimize gelince, babam oradaki gayrimüslimler ile anlaşamıyordu.

banu-alkan-roportaji-1982-kadinca-dergisi (5)

Yeşilçam’daki seks furyasında ne yaptınız?
— Ben hiçbir zaman açılıp saçılmadım. Rol gereği ne ise onu uyguladım. Liz Taylor rol gereği küvette banyo yapıyor, anadan doğma bile soyunuyor ona bakarsanız.
Yeşilçam’a ara verdikten sonra ne yaptınız?
— Avrupa’yı gezdim. Bol bol kitap okudum.
Kültürünüzü mü artırdınız?
— Evet kültürümü artırdım. Bence kültür sonsuza kadar düşünmek, her şeyi yerinde yapmaktır. Yaş geçtikçe kazanılıyor biraz.
Hangi yazarları seviyorsunuz?
— Okumayı çok seviyorum ama fazla kitap okumadım. Aziz Nesin’in kızı arkadaşımdır. Şimdi eve gelirken selamlaştık. Aziz Nesin’i seviyorum.
Başka başka?
— ….. Ay! Klasik cevaplar vermek istemiyorum. Tüm artistler üç-beş yazar ismi ezberliyor. Ben bunu yapamam.

banu-alkan-roportaji-1982-kadinca-dergisi (00)

Gürbüz Bey ile evli misiniz?
— Hayır nişanlıyız.
Karısından boşanamıyor mu?
— Hayır, karısı rahmetli oldu.
Çocuklarından biri sizinle yaşıt değil mi?
— Biri benimle yaşıt. Diğeri 20 yaşında. Pırıl pırıl iki oğlan çocuk. Londra’da okuyorlar.
Çocuklar sizi anne gibi görüyor mu?
— Onlarla arkadaş gibiyiz. Arada sırada “cici” derler bana.

banu-alkan-roportaji-1982-kadinca-dergisi (1)

Kaynak: 1982, Kadınca Dergisi