Hakikî bir insan. Öyle olunca da insanca kusurları var tabii. Bol para kazanıyor, kazandıklarıyla kendisine ev döşeyip, lüks araba alıyor. Henüz bir hayır kurumu ya da Mehmetçik Vakfı’na filan bağışta bulunmamış. Kırmızı arabasıyla, kırmızı şapkalı kızlar gezdiren kurt imajı ağır basıyor kamuoyunda. Bu imaj meselesini biraz daha açmak için önüme gelene soruyorum “Cem Yılmaz’ı nasıl bilirsiniz?” diye. Erkekler “Galiba akıllı bir herifmiş” deyip, hakkını teslim edip, yüz ifadeleriyle pek de hoşlanmadıklarını hissettiriyorlar. Kadınlarda ise tezahür başka! A) Karizması var, B) Şeytan tüyü var, C) Yakışıklı değil ama çekici gibi cevaplar.

0334-cem-yilmaz-1997-cosmopolitan-dergisi-cmylmz-arsivi (1)
Cem Yılmaz. Ayaklı karikatür. Hatta karikatürlerdeki kötü adam tipi. Gösterisi, arabası, sakalı ve dazlak başıyla meşhur. Gösterisinin biletleri iki ay öncesinden tükeniyor. İzleyen, izlemeyene izlettiriyor. 17 ay önce trend oldu. Hâlâ ivmesi aynı seviyeyi koruyor. (1997, Cosmopolitan)

Adam hakikaten de armut değil. Bir kere armutlara göre epeyce hareketli. Durduğu yerde durmuyor. Bir de armuta göre epeyce yaşlı. — 24 yaşında ve kış armudu bile o kadar süre dalından koptuktan sonra tazeliğini koruyamaz.  (editör notu)

0334-tekofaks-reklamlari-cem-yilmaz-panasonic-telefon-reklami-o-apayri (1)
Panasonic G520 — Titreşim modu, sabit anten, wap, faks ve SMS özelliği, navigatör tuşu, üç ayrı renk seçeneği. (TEKOFAKS)

İkincisi üretken. Gösterisini izlemeyi başardıktan sonra da anladım ki, cin gibi. Sahnede ne yaptığını anlamasanız da onu izlemeye mecbur kılan hipnotik bir etkisi var. Armuttan bir başka farkı da başarılı olması. Henüz dili yanlış kullanma dışında hiçbir armudun başarılı ilan edildiğini görmedim. (Ne başarılı armut, Allah özenip yaratmış gibi)

ÇOK KÖTÜ BİR ADAM
Dedik ya, epeyce kusurları var ve tipi kötü adam olmaya müsait. Eğilimleri de bunu destekliyor. Mesela mankenleri pahalı arabasıyla gezdirip, sonra da manken olmayan biriyle trafik kazası yapmak gibi garip zaafları var. Susurluk vakasından sonra Cem Yılmaz’ın Ortaköy vakasının toplumdaki bozulma ve yozlaşma ortamına, kendi çapında katkıda bulunduğu da anlatılıyor.

Refiya Teyze onu hiç sevmiyor. Panasonic reklamına çıktığından beri üst kattaki komşum Refiya Teyze, onu her gördüğümde, “Hıh, çıktı yine kel kafalı” diye burun kıvırıyor, lahavle çekiyor. Refiya Teyze tam bir televizyon kuşu olduğu için bütün televizyon adamlarını bilir. Cem Yılmaz’ı tanımıyor bile. Cem Yılmaz onun için “kel kafalı” ekran bölücüsü.

0334-cem-yilmaz-1997-cosmopolitan-dergisi-cmylmz-arsivi (2)

CEM YILMAZ — Psikopat, manyak olduğumu düşünüyorlar. Yaşının üzerinde bir parıltısı olan kız kardeşim var. Bir arkadaşım kız kardeşime, “Öbür ağabeyin ne iş yapıyor?” diye sordu. Kız kardeşim “O normal” dedi, yani ben anormalim.

Aslında Cem Yılmaz, televizyon kökenli olmamasına rağmen, yine de tanıyanı bileni çok. 1992’den beri LeMan dergisinde çizdikleriyle biriktirdiği bir izleyicisi var. Sonra gösterisiyle topladığı hayran kitlesi. Bilediğinin ve tarama ucunun hakkıyla para kazanırken, sahneyi tek başına taşıyan bir stand-up’çıya dönüşmesine alışamayanlar da epeyce kabarık. “G*tü kalktı” diyenler de külliyetli miktarda (Evet, aynen böyle diyorlar). Kırmızı arabasıyla ya da kiminle çıktığıyla uğraşanların sayısı azımsanmayacak kadar çok. Magazinciler yatak odasına projeksiyon yapıp, onu mahrem haliyle “ebeleseler”; işte o zaman Cem Yılmaz kimlerle yatıyor diyecekler. Beni ilgilendirmiyor bunlar. Neden ilgilendirsin? Adam kırmızı araba almış, mankenlerle yatmış. Söyleyebilececeğim tek şey: “Sürat felakattir”, “AIDS’e karşı duyarlı ol” olurdu herhalde. Gözüne bant atmayı başkalarına bırakmalı.

0334-ericsson-gf-788-reklami-1997-dunya-daha-da-kuculecek
ERICSSON GF 788 — O kadar küçük ki, yanına koyduğunuz her şey büyük kalacak. Bu gidişle dünya daha da küçülecek.

PARASI VAR, ARABASI DA
Ama yine de itiraf etmeliyim ki, ona dışarıdan bakıp bir kimlik çizmeye kalkıştığımda, kepçe kulakları, kel kafası ve garip traşıyla, evcilleştirilmiş, topluma kazandırılmış bir şeytanla yüzyüze geldiğimi düşündüm. Üstelik parası da var, arabası da. Mustafa Sandal’ın bütün yaz boyunca beynime kazınan şarkısından etkilenmiş olmalıyım ki, bir önceki cümleyi “Maalesef ruhu yok” diye bitiresim geliyor. Gösterisine gitmek için iki ay öncesinden bilet ayırtmak gerekiyor, renkli bir kişiliği olduğu söyleniyor. Panasonic reklamı da var. Ama benim amacım, dediğim gibi kızlara uyarıcı bir yazı yazmak. Çünkü son günlerde Cem Yılmaz ile aynı stilde traş olan, kafasını kazıtan delikanlılar arttı. Bu karizma dalgası birilerinin başını yakabilir. Bu görüntünün içinden taşan şeytanlığı daha da ortaya çıkartmalı.

0334-sifir-faizli-kredi-sadece-pamukbankta-1997-sener-sen-genc-pamukbank-reklamlari
ŞENER ŞEN — Dahi miyim, neyim? (Genç Pamukbank)

FOTOĞRAF ANALİZİ
Çılgın ve karikatürize adamı daha da abartmak gerekiyor. O stüdyoda bekleyen eski bir prodüksiyona ait giysilere el atıyor. Garip bir sürü giysi. Baktıkça eğleniyor, gülüyor. “Ya bunu giyeyim” diye tutturuyor çocuklar gibi. Bir pardesü, bir de garip bir file hırka seçtikleri. Giyiyor ve aynada kendini süzüyor. Yüzünü şekilden şekile sokup, “F*cker oldum lan!” diyor.

“Ne demek istedin?” diye soruyorum. Aslında anlamı açık ama olsun. “Öyle bir şey vardır ya, fakır fıkır. Şaka etme yaa” diyor hafif gücenik bir sesle. Sonra itiraf ediyor: “Aslında normalde kendime yakıştıramasam da, fotoğraf çekilirken böyle bir imajdan kırıntı olduğunda kendine kondurmaktan keyif alıyor. Yakışıklı değil, sempatiksin” derler de aslında “Yakışıklı değilsin” demek istiyorlar, öyle bir dönem geçiriyor insan.

Bir ara “Hanımlar dışarı çıksın” diye tutturuyor. “Rahat olamıyorum” diyor. “İnşallah, daha fazla rahat olmaz” diye geçiriyorum içimden. Kapalı kapılar arkasından gülüşme sesleri, küfürler geliyor kulağıma. İyi eğlendikleri belli.

0334-tekofaks-reklamlari-cem-yilmaz-panasonic-telefon-reklami-o-apayri (2)

SEVENLERİNE MESAJI VAR
Biliyorsunuz, tişörtler bile mesajsız satmıyor artık. Hikâyelerimin enteresan olduğuna inanmıyorum. Beni izlettiren bir şey varsa o da illüzyondur.
— Sahnedeki adam 1-0 öndedir. Bu bir meydan okuma değildir. Orada herkesten daha akıllı olmadığını bilmek zorundasın. Antrenmanlı gelenler bile çaresizdir. Sahnedeki insana sevgiyle yaklaşmayan insanın bir eksiği vardır. Kötü kalplidir.

PARA MESELESİ
Yine para konusu açılıyor. Her mevzunun anahtarı para. Bütün bu söylentilerin Bursa’da katıldığı bir geceden kaynakladığını anlatıyor. Para onun elinde tıpkı stüdyoda bulduğu giysiler gibi. Evine bir müzik stüdyosu kurduğunu anlatıyor. Bilgisayarı, klavyesi, enstrümanları var. Ciddi ciddi müzik yaptığını ifade ederken şunları söylüyor:
— Maddî durumun iyiyse istediğini alırsın. Klavye aldım. Ama klavye alma arzusunu kimse kazandırmadı bana. Para insana klasik müzik CD’leri aldırmaz. Yapmak önemli. Yaptığımı ciddiye alıyor ve emek sarfediyorum.

0334-cem-yilmaz-g500-panasonic-reklami-telsim-kart-bedava
G500 — Telsim kart ve hat bedava! (TEKOFAKS)

İŞSİZ BİR ADAMIM BEN
— Sivas/ Gönen kökenli bir ailenin çocuğuyum. Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünden tek dersim beklemede. Günde 19 saat uyuyorum. Uykuyu öbür dünya sayıyorum. Yıldırım aşkına inanıyorum. Karşımdaki Sharon Stone bile olsa, tanımadığım, dokunmadığım kişiye eğilimli değilimdir. İyi bir aşığım, tatlı, güzel, hoş ve romantiğimdir.


 

0334-cosmopolitan-1997-cosmo-lee-girl-yarismasi

 Kaynak: 1997, Cosmopolitan Dergisi