Türk sinemasının doğuşu 1916’lara rastlar. “Pençe” adlı ilk konulu film Sedat Simavi tarafından çekilirken 1922’de Muhsin Ertuğrul’un ciddi çalışmalarıyla adını belirgin hale getiren bir sanat kolu olmaya başladı. O yıllarda tiyatronun iki adım gerisinde kaldı. Daha doğrusu “Filme alınmış tiyatro” düzeyini aşamadı. Tiyatrodan kopup kendi içinde sanatçılar yetiştirmeye başladıktan sonra, 1948 yılında eğlence niteliğine bürünmeye başlamıştır. Bir avuç yönetmen, yapımcı “sinema dilini” bu yıllarda yerleştirmeye çalışır. Lütfü Akad, Osman Seden bu dönemde çektikleri filmlerde sinemayı tiyatronun etkisinden kurtarırlar ve uzun bir süre bu ustaların izin gitmeyi yeğlediler. Metin Erksan, Atıf Yılmaz, Memduh Ün, Halit Refiğ gibi yönetmenleri yetiştiren sinema sektörü yılda 200’ü aşkın film üretti. Sonra ne oldu? Detaylar makalemizde.

0120-seksenli-yillarda-turk-sinemasi-turkan-soray-roportaji-cuneyt-arkin-1981-kadinca-dergisi (2)
KAPAK: Türkan Şoray, Cüneyt Arkın // FOTOĞRAF: Cengiz Tünay, Sedat Mirkelam (1981, Kadınca)
0120-cuneyt-arkin-1982-filmleri-dunyayi-kurtaran-adam-aytekin-akkaya-cetin-inanc-filmleri-cetin-gurtop
Dünyayı Kurtaran Adam, Yeşilçam’ın fantastik filmlerinden biri. Yönetmeni Çetin İnanç’ı üne kavuşturmuştur. (1982)

1939’larda kabul edilen sansür tüzüğü ile başıboş endüstri, bonolara, tefecilere dayanan bir ekonomi, güçlü ve güçsüz sanatçı, teknikçi topluluğu, görülmemiş bayağılıklar. Sömürmelerle seyirciyi şartlandıran bir sanat olmaktan öteye gidemedi. Özellikle sekiz yıl önce başlayan “Seks furyası” Yeşilçam diye adlandırılan Türk sinemasına kolay kazancı suistimali hatta ve hatta iğrençliği getirdi.

0120-mujde-ar-ilyas-salman-1981-yapimi-turk-filmleri-atilla-tunga-turkoz-uyar-cirkinlerde-sever-sinan-cetin-filmleri
Çirkinler de Sever, Sinan Çetin’nin yönettiği İlyas Salman ve Müjde Ar’ın rol aldığı 1981 yapımı Türk filmidir. (Vikipedi)

Bakın eski kuşaklardan Eşref Kolçak, Nurhan Nur ve “star” efsanesini yaratan Türkan Şoray, Cüneyt Arkın ve bu alanda yeni çalışmalar gösterip: “Sinemayı seviyoruz, başaracağız” diyen Oya Aydoğan, Bulut Aras gibi oyuncular Kadınca’nın açık oturumunda sinemanın geleceği için şunları söylediler.

Sinemamızı eski ve yeni olarak ayırmak mümkün mü?
TÜRKAN ŞORAY:
— Son yıllarda farklı bir sinema anlayışı gelişti. Senelerce yapılan filmler romantik ve gerçek dışıydı. Özellikle üç yıldır gerçekçi yapıtlara yöneldi sinema. Teknik açıdan pek farklılık gösterdiği söylenemez. Sinemayı götürenler işlerine daha da sahip çıktı.
CÜNEYT ARKIN:
— Şimdi kesinkes yeni sinema, eski sinema diye bir şey yok. Bir tane Türk sineması var. Türk sineması son yıllarda gösterdi kendini, yaşayan bir organizma gibi. Hele ki toplumsal olaylarda gelişme, belirli bir bölümün bilinçlenip bir seviyeye ulaşması sinemaya bir yenilik getirdi. Ama bu sinema eskinin üzerine kurulan bir yapı gibidir. Yalnız son üç yılda yeni bir kuşak oluştu. Erden Kral, Yavuz Özkan, Ömer Kavur, Korhan Yurtsever, Ali Habip Özgentürk. Bunlar ne yaptılar? Türk insanına özellikle kırsal kesim insanına döndüler. Tabii bu kesime dönünce doğadaki insan yapısı ve ilişkileri içerisinde çok iyi sinema yaptılar.

0120-seksenli-yillarda-turk-sinemasi-turkan-soray-roportaji-cuneyt-arkin-1981-kadinca-dergisi (3)
RÖPORTAJ: Semra Sürendallı // “Eski ve Yeni Türk Sineması” (1981, Kadınca)

Türkiye’de sinema filmi çekmenin zorlukları nelerdir?
CA: — Fransız bir eleştirmen Türk sineması için gelecek umut vaad eden bir sinemadır diyor. Önemli olay. Artan hammadde fiyatlarından sonra artık Türkiye’de sinema yapmanın olanağı yok. Bir filmin maliyeti şu an 4 buçuk milyon lira. Türkiye’de dört buçuk milyonu şu kuruluş içerisinde toplayamayız. Ortalama sinema salonu adedi ve satılan biletlerin ortalaması yapıldığında kazanılan para 30 milyon lira. Yapımcının eline geçmiyor bu paralar. Yılların getirdiği işletmeci sinema düzeni var. Kontrolsüz ve çok laçka. Siz bir film yapıyorsunuz, işletmeciye veriyorsunuz fakat bunu kontrol etmenizin olanağı yok.

0120-at-filmi-genco-erkal-harun-yesilyurt-muzik-okay-temiz-selcuk-uluerguven-ali-ozgenturk-1981-turk-filmleri
At, yönetmenliğini Ali Özgentürk’ün yaptığı 1981 tarihli sinema filmi. (Vikipedi)

Eskiden kırsal alanları konu alan filmler çekilmedi mi?
CA: — Vardı evet. Fakat zengin bir ağa, yoksul bir kıza göz koymuş gibi öykülerdi. Köyden gelip kente yerleşenlerin esnaflaşması içerisindeki insan ilişkileri işlendi. Onun ötesinde kırsal kesime yaklaşım şimdiki sinemacılar gibi olmadı.

0120-erler-film-1981-senlik-var-gulsen-bubikoglu-mujdat-gezen-munir-ozkul-perran-kutman-adila-nasit-aysen-gruda-sener-sen-girgiriye-film-afisi
Gırgıriyede Şenlik Var, Kartal Tibet’in yönettiği 1981 yapımı Türk filmidir. Senaryosunu Sadık Şendil’in yazdığı filmin yapımcılığını Türker İnanoğlu üstlenmiştir. Filmde Sulukule’de yaşan iki ailenin başından geçen komik olaylar anlatılmaktadır. (Vikipedi)

Türkan Hanım sizin düşünceleriniz?
— Evet. Üç yıldır bu tür konulu filmler ile Türk sinemasına bir canlılık geldi senaryo açısından.
CA: — İnsanı objektif, tüm güzellik ve çirkinlikleriyle inceleyen bir sinema gelişti. Gerçekçi ve belli gözlemlere dayanan varsayımdan uzak bir anlayış sunuldu. Ve dikkat ediyoruz ki dışa dönük kırsal kesim filmlerinde iyi yazarların romanları aktarılıyor. Belli bir gözlem yazardan sonra geliyor zaten. Senaryo yapılırken tekrar inceleniyor olaylar.

0120-seksenli-yillarda-turk-sinemasi-turkan-soray-roportaji-cuneyt-arkin-1981-kadinca-dergisi (4)
Cüneyt Arkın gerçek adıyla Fahrettin Cüreklibatır, Türk sinema oyuncusu. Sinemada canlandırdığı “Malkoçoğlu” karakteri kendisine lakap olarak atfedilmiştir. (Vikipedi)

Teknik açıdan Türk sineması ne durumda?
CA: — Korhan sesli bir film çekti. Çok eskiden bir veya iki sesli film çekilmiş. Bu şartlar içinde yeni denendi. Korhan’ın filmini gördüm.
TŞ: — Beğendiniz mi Cüney Bey? Türkiye’de artık sesli film çekilecek mi?
CA: — Çok güzel bir olay. Şu odanın gürültüsünü vermek doğallık getiriyor tabii.

0120-ferdi-tayfur-1981-olmaz-olsun-necla-nazir-film-afisi-temel-gursu-filmleri-eray-ozbal-kadir-savun
Ferdi Tayfur ve Necla Nazır’ın başrollerini üstlendiği 1981 yapımı film.

Televizyon ve sinema ilişkisi ne durumda?
CA: — Televizyona teşekkür mektupları yazıyorum. Böyle giderse herkes evden çıkacak ki dediklerimiz doğru çıkıyor. Halk tekrar sinemaya dönecek.
Yeni gelen sanatçı kuşağına ne önerirsiniz?
TŞ: — Sinemadan başka bir şey düşünmemeleri gerekir. Hayatı sinema diye kabul etmeleri şarttır. Çünkü benim ve Cüneyt Bey’in hayatı sinemadır. Gece gündüz sinema olmalıdır.
CA: — Bağışlayın beni. Hatta bir kadınla beraber olurken dahi sinemayı düşünmelidir sanatçı. Ben böyle yaptım. Benimle olan kadının davranışlarını gözlemci gibi incelemişimdir hep. Gözlem, yorum, okumak ve çalışmak için şarttır.

0120-gunah-defteri-filmi-1981-gokhan-guney-banu-alkan-yilmaz-koksal-ahmet-mekin-osman-seden-filmleri
1981 yılında sinemalarda oynayan film, 1987 yılında VHS/Betamax olarak piyasaya sürülmüştür. Gökhan Güney, Banu Alkan, Yılmaz Köksal ve Ahmet Mekin başrolü üstlenmiştir.

Sinemaya güzel kadın, yakışıklı adam hakim olmuş. Ne dersiniz?
CA: — Bu anlayış da değişti. Tamer Yiğit kadar güzel yüzlü bir aktör bence gelmedi sinemaya. Ama bugün Tamer Yiğit’in adı yok artık. Çıkın Beyoğlu’na elli tane Cüneyt Arkın görürsünüz sokakta yürüyen.
TŞ: — Bugün o kadar güzel yüzlü yeni sanatçılar var ki. Yalnız güzellik sinema için yeterli değil bence. Belki her şeyin ötesinde bir sinema politikası gerekiyor.
Devletin desteği konusunda ne dersiniz?
CA: — Destek söz konusu değil. Üstelik engelleyici görevi var. Dış konsolosluklara verdiği talimatla “Sürü”, “Fırat’ın Cinleri” gibi filmlerin gösterilmesini istemiyor. Filmi göstermemek için elinden geleni yapıyor devletimiz.

0120-kemal-sunal-1981-davaro-film-afisi-sener-sen-pembe-mutlu-adile-nasit-aysen-gruda-kartal-tibet
Kırsal alanları konu alan film senaryoları 1977 yılında başlamış, seksenli yıllarda devam etmiştir. Davaro filminde Kemal Sunal, Şener Şen, Pembe Mutlu, Ayşen Gruda ve Adile Naşit başrol oyuncularıydı. (1981)

Türk sinemasında dublaj ne durumda?
TŞ: — Hazal filminde ilk kez dublaj denememi yaptım. Bundan sonra seslendirmeyi kendim yapmak istiyorum.
CA: — Dublajda oyuncu ile sesin bir uyum sağlaması lâzım. Dublajcı istediği gibi konuşuyor. Sanatçının seslendirmesi bence daha sağlıklı bir yöntem.

0120-kirik-bir-ask-hikayesi-film-afisi-humeyra-kadir-inanir-alfa-film-neriman-koksal-halil-ergun-kamuran-usluer
Kırık Bir Aşk Hikayesi, Selim İleri’nin özgün senaryosunun Ömer Kavur tarafından beyaz perdeye aktarıldığı 1981 yapımı sinema filmi. (Vikipedi)

Cüneyt Bey sinemadan umutlu musunuz?
— Prodüktörlüğü seçmem sinemadan umutlu olduğumu göstermez mi? Geriye baktğımda yaptığım iyi filmler hep kendi çabamla olmuştur. Mağlup Edilmeyenler filminde olduğu gibi.
Türkan Hanım siz de prodüktör olmayı düşünür müsünüz?
— Prodüktörlüğü zaman zaman düşünmüyor dğeilim. Belki bir süre sonra. Son üç dört yıldaki filmlerim en iyi yapıtlarım oldu. Bu da bende belli bir birikim patlamasıydı belki.

0120-seksenli-yillarda-turk-sinemasi-turkan-soray-roportaji-cuneyt-arkin-1981-kadinca-dergisi (6)
EŞREF KOLÇAK — Babası İspir Gaziler köyünden Harun Kolçakoğlu, annesi ise daha sonra Hateme adını alan, Rus kökenli Katya’dır. 1941 yılında İstanbul’a geldi. Sultanahmet Sanat Enstitüsü’ne girdi ancak bitiremedi. Marangozluk ve ayakkabı tamirciliği gibi işlerde çalıştı. 1944 yılında Atilla Revüsü’nde, 1945 yılında Ses Opereti’nde sahneye çıktı. 1947 yılında ilk filmini çevirdi. Sanat hayatı boyunca 180 sinema filmi ve televizyon dizisinde rol aldı. (Vikipedi)

Sinemadan yeterli kazanç sağladınız mı?
TŞ: — Tabii ki kendimi geçindirecek kadar. Ama sahneyi kastediyorsanız asla mukayese edilmez. Sinemayı bu denli umutlu görmesem yaşayamam. Sinemadan kopmam da söz konusu olamaz. Sahneye gelince, inanın pek düşünmüyorum. Ben sinemada doğdum, orada büyüdüm, geliştim ve orada son nefesimi vermeyi düşünüyorum.
CA: — Sahneye çıkıyorum ama, bunu inanın sinema için yapıyorum. Kazandığım parayı sinemaya yatıracağım. Çok iyi bir film çekeceğim. Kurt Kanunu’nu yapmak isterim. Osman Kavran’ın parasını bu yolda kullanacağım. Hayatımın dönüm noktası olabilir. Bana film için para lâzım. İyi bir imza atmak istiyorum.
TŞ: — Seyircilerim bundan sonra yepyeni bir Türkan Şoray görecek. Asla hata yapmamaya çalışacağım. Çünkü bu bilince geldikten sonra affedilmek çok zor.

0120-kadir-inanir-1982-filmleri-elveda-dostum-ahu-tugba-pembe-mutlu-haluk-kurdoglu-zeki-alasya-kaya-ererez-cahit-berkay-film-muzikleri
Elveda Dostum, yönetmenliğini Zeki Alasya’nın yaptığı 1982 çıkışlı sinema filmidir. (Vikipedi)

EŞREF KOLÇAK İLE YAPILAN RÖPORTAJ
+ Sinemaya başladığınız dönem ile bu dönem arasında fark var mı?
— Senaryo hazırlanış ve konu bakımından eskiden üzerinde çok daha fazla titizlikle durulurdu. Ve değişik olmasına çalışılınırdı. Sonra sansürün gelmesiyle sinemada işlenen konular az çok birbirinin benzeri olmaya başladı. On-on beş yıldır bu düzene basmakalıplık hâkim. Seyirci afişe bakıp filmin nerede başlayıp-biteceğini rahatlıkla söyler oldu. Son zamanlarda yeni kuşak senaryo üzerinde durmaya başladı. Sansür denilen kurumun biraz daha ılımlı ve gerçekçi olması gerekir.
+ Sanatçı dayanışması otuz yıl önce nasıldı?
— Eskiden arkadaşlıklar daha güzeldi. Yenilerin tavrı bu konuda daha katı. Bizleri örnek alıp dostluk kurmaya başlasınlar.
+ Sinemada değişenler nelerdir?
— Bence değişim pek yok. Eski hamam eski tas. Sadece siyah beyazdan renkliye geçilmiş, kırsal senaryolara ağırlık verilmiş o kadar.

BULUT ARAS İLE YAPILAN RÖPORTAJ
+ Sinemayı seçmeden önce iyi bir seyirci miydiniz?
— Köylüyüm ben. Ancak ilçeye indiğimde sinemaya gidebiliyordum. Çok küçük yaşlarda aktör olma tutkusu başladı bende. Bütün film şirketlerinin, sanatçı bürolarının adresleri saklıydı. Arkadaşlarımın teşvikiyle sinema tutkum kuvvetlendi. Aktör olacağıma inancım tamdı. Arkadaşlarıma “Bir gün gelecek, beni afişlerde göreceksiniz” derdim.
+ Yedi filmde oynadın. İsteyerek mi oynadın? Seçim söz konusu muydu?
— Seçim demek yersiz olur. Çünkü bu şansım pek yoktu. Adımı duyurmak önemliydi. Senaryonun iyi veya kötü olup olmadığını düşünecek vaktim olmadı. Ama bundan sonrası için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Yolum uzun. Senaryoları seçeceğim.
+ Yeni sanatçılar arasında bir çekişme var mı?
— Hem de nasıl. Daha çok karede görünmek önemli oluyor aramızda. Birbirimizi yeterince tanımak gibi bir çabamız yok.

0120-cuneyt-arkin-filmleri-1981-once-hayaller-olur-esraf-kolcak-baykal-kent-basaran-film-arsivi-orhan-kapki
Film, bir trafik kazasına tanıklık yaptığı için hayatı değişen bir adamın hikâyesini konu edinir. Kemal ailesiyle mutlu bir hayat sürmektedir. Günün birinde bir trafik kazası yüzünden Kemal’in başı derde girer. Kazada bir öğretim görevlisi hayatını kaybeder. Kazayla ilgili tanıklık yapan Kemal’in evi kimliği belirsiz kişiler tarafından kundaklanır. Polis soruşturmasında hem kaza hem de kundaklama işinde Osman Sertoğlu adında bir iş adamının parmağı olduğu ortaya çıkar. Bununla birlikte yeterli delil bulunamadığı için Osman serbest bırakılır. Polisin elindeki tek görgü tanığı Kemal’dir. Bu nedenle Osman, Kemal’i tanıklıktan vazgeçirmeye çalışır. Bu amaçla Kemal’in karısını kaçırır. Ancak Kemal’in tanıklıktan vazgeçmeye niyeti yoktur. (tsa.org.tr)

OYA AYDOĞAN İLE YAPILAN RÖPORTAJ
+ Kaç yıldır sinemadasın?
— İki buçuk yıldır sinemadayın. Bir derginin açtığı yarışmayı kazanarak geldim.
+ Tahsil durumun ve sinemayı seçme nedenlerin?
— Sait Michel’i bitirdim. Fransızca ve İngilizce biliyorum. İçten gelen bir duyguyla seçtim. Sinemayı çok seviyorum. Evliliğimi sinema için yıktım.

0120-gokhan-guney-oya-aydogan-1984-sevginin-bedeli-film-afisi
Bir ana-kız arasında bocalayıp, sonunda yuvasına dönen evli bir şarkıcı gencin öyküsü. Gökhan Güney, Ayşe Gül, Fatoş Çelik, Bülent Kayabaş ve Oya Aydoğan’ın oynadığı film 1984 yılında çekilmiştir.

+ Sinemayı seçerken amaçladığın biri oldu mu?
— Türkan Şoray’a hayrandım. Nurhan Nur’un dönemine yetişemedim. Gerek oyun gücü, gerek fizik olarak Şoray benim idealimdi.
+ Oynadığın filmler kaç günde çekiliyor?
— On veya on beş günde çekilyor. Üstelik senaryo çalışması diye bir şey yok. Filme başlamadan iki-üç gün önce çağırıyorlar. Senaryoyu ya veriyorlar ya da vermiyorlar. Anlatıyorlar. Konuyu bilmeden gittiğimiz bile oluyor.




0120-seksenli-yillarda-turk-sinemasi-turkan-soray-roportaji-cuneyt-arkin-1981-kadinca-dergisi (1)

 Kaynak: 1981, Kadınca Dergisi