Dario Moreno anlatıyor: Orhan Veli ile küçük bir odasında şarkılar, şiirler okurduk. Yeni burnum 1959 yılının Ocak ayında Kazablanka’da hizmete girdi. Bridget Bardot’u öptüm ama yediğim tokatın acısını hâlâ unutamadım. Deniz ve mehtap sordular seni, neredesin? Röportaj: Orhan Tahsin, Fotoğraflar: Ergin Minisker.

0378-mylène-demongeot-1959-hayat-dergisi-orhan-tahsin-ergin-minisker (2)
KAPAK RESMİ: Mylène Demongeot (1959, Hayat Dergisi)

Orta dalga üzerinden yayın yapan radyonun dinleyicileri anonsa kulak kabarttılar. 1957 yılının en ilgi çekici yayını «Lu Course aux Etoiles = Yıldızlar Yarışması» başlıyordu:
— Burası Monte Carlo! Tünaydın sevgili dinleyiciler.
Spiker anonstan sonra özel yayının açıklamasına geçti. Ses yıldızları birer şarkı söyleyecek, stüdyodaki seyirciler de alkışlayacaktı. Alkışlar, özel bir alet, «alkış barometresi» ile ölçülecek, yayın sonunda en çok alkış toplayan sanatçı yılın «ses yıldızı» seçilecekti. Bu alet öyle hassastı ki, yalnız alkışın süresini değil, şiddetini de ölçüyordu.

Ses yıldızları sırayla mikrofon başına geliyor, birer şarkı okuyorlardı. Barometre, şarkı sonlarındaki alkışları bir şeride geçiriyordu. Radyo başındaki dinleyiciler de alkış süresini kronometreleri saatleriyle hesap ediyorlardı. Spiker son yıldızı da dinleyicilere sundu. Stüdyodaki halk sanki bütün gücünü sona saklamış, çılgınca alkışlıyordu. Radyo başındakiler, alkışın heyecanına kapılmış, kronometre hesaplarını şaşırmışlardı. Ertesi gün France-Soir gazetesi «La Course aux Etoiles» yayınından şöyle söz ediyordu:
— 1957 yılının alkış kralı seçildi. En son yıldız olarak mikrofona çıkan Dario Moreno «Adleu Lisbon» şarkısını okuduktan sonra 380 alkışlandı. Alkışların frekans şiddetinden «Alkış Barometresi» bozuldu.

0378-inhisarlar-idaresi-puro-markalari-1959-marmara-purosu-pazar-purosu-ankara-purosu
T.C. İnhisarlar İdaresi — Yeni puroları denediniz mi?

Dario Moreno ile röportajlar yapıldı. Alkış yıldızı gazetelere hayatını anlatırken şunu da belirtti:
— 10 yıl önce Türkiye’den Paris’e geldim. Türküm, Türk kalacağım. İlk fırsatta Türkiye’yi ziyaret etmek istiyorum.
Dario ilk fırsatı 1958 yılının Ocak ayında bulmuş olacak ki, 28 Ocak 1958 günü İstanbul’a geldi. Vatandaşlarına bir müzik ziyafeti çekti. Artık ayağı alışmıştı. Bu yıl da Şubat ayında İstanbul’u ziyaret etti. Önümüzdeki yaz yine gelecek!

0378-dario-moreno-1959-hayat-dergisi-roportaji (1)
Dario Moreno, 3 Nisan 1921 tarihinde Aydın’ın Germencik ilçesinde doğdu. Bazı atıflarda ise doğum yeri İzmir, Mezarlıkbaşı olarak gösterilmekte ve sonraki bazı belgelerde doğum yeri olarak İzmir’i kullandığı görülmektedir. (Vikipedi)

Dario’ya geçen yıl İstanbullu bir hanım:
— Her şeyiniz iyi hoş ama, şu burnunuz yok mu? demiş. Dario Moreno da Kazablanka’da estetik ameliyat yapan bir operatöre gitmiş. 1959 yılının başında ameliyat masasına yatmış. René Bertrand birkaç bıçak darbesiyle ses yıldızına yeni bir burun hediye etmiş. Moreno, yeni burnunun şerefine 5. Muhammed Bulvarı’ndaki Filip salonunda bir vaftiz gecesi düzenlemiş. Gazeteler bu geceyi şöyle anlatıyor:
— Dario Moreno’nun yeni burnunun açılış töreni dün yapıldı. Herkes heyecan içindeydi. Dario karşılarına nasıl çıkacaktı? Ortaya çeşitli fikirler atılıyordu. Biri «duvak takıp gelecek, yüzgörümlüğü aldıktan sonra yüzünü açacak» derken başka biri de «hayır, Fantoma’nın kadife maskesini takacak» diyordu. Ama Dario ne gelin gibi geldi ne de Fantoma gibi. Yüzüne ince telli bir kepçe geçirmişti. «Bunu mahsus taktım, yeni burnumdan ilk buseyi sevgilim alacak» dedi. Sonra bir şampanya patlatıldı. Yeni burun törenle hizmete girmişti. Bu arada Dario bir söylev verdi, bir Türk şairinin şiirini okudu.

0378-dario-moreno-1959-hayat-dergisi-roportaji (2)

Kimdi bu Türk şairi? Gazete bunu yazmamış. Dario Moreno, bu şairin adını İstanbul’a son gelişinde dergimize açıkladı. Hilton’un 438 numaralı odasında «Bu şair kimdi?» sorumuzu şöyle cevaplandırdı:
— Onunla bir otel odasında tanışmıştım. Ankara’da çalışıyordum. Gar gazinosunda Fransoz şansonları, Arjantin tangoları okuyordum. Yalan söylemeyeyim ama günde 2.5 veya 3 lira alıyordum. Pahalı otellerde kalamıyordum. Gün geldi, orta sınıf bir otelin parasını ödeyemez duruma düştüm. Ankara’nın ara sokaklarında ucuz bir otel aramaya başladım. Yer yoktu. Nihayet, bir otelde iki kişilik bir oda buldum. Otelci şöyle dedi: «Oda arkadaşın geç gelir, her gece de içer. Şair miymiş ne imiş?» dedi. Bayağı merak etmiştim. Aylarca bir odada yatacağım adam. Ya çekilmez birisi ise. O gece saat 2’ye doğru arkadaşım geldi. Sarhoştu. Kendimi tanıttım:
— Gar Gazinosu şantörlerinden Dario Moreno’yum ben.
O da adını ve işini söyledi. Tercüme kaleminden Orhan Veli. Kısa zamanda kaynaştık. Çok iyi bir insandı. Kimi gün ona yeni bir tangomu söylerdim, o da yeni yazdığı şiiri okurdu. Ama bu yeni şiirin yanına eski bir şiir sokuşturmadan da edemezdi. Sıkça şu satırları tekrarlardı:

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerin kifayetsiz olduğunu,
Seni görmeden önce.

0378-yapi-kredi-bankasi-1959-reklami-kumbara-aile-cuzdani
Resim, musikî, intizam ve çalışkanlık bilgileri gibi TASARRUF fikri de evde, küçük yaşlarda öğrenilir. Yapı ve Kredi Bankası’nın İkramiyeli Aile Cüzdanı ve kumbaraları çocuklarınız için en emin, en kolay tasarruf dersidir.

Bu şiiri ben de sevmiştim. «Orhan bunu benim için yazmış olmalı diye düşünerek kendime şiirden bir pay çıkarıyordum. Oysa bu şiir bir kadına yazılmıştı!» Ben de yıllardan sonra en güzel şarkımı, bir kadına ithaf ettim. Sonra o kadınla evlendim de. İnsan evlenince aşkı kaybediyor. Geçen yıl Kahire’de bir konser veriyordum. Gazinoda bir Fransız dansözü vardı. Güzel bir kızdı. Bana aşık olmuş, gece gündüz «Dario» diye sayıklıyormuş. Sonra sayıklama nöbeti bana geçti. Evlendik. Fakat aşk uykuda, rüyada güzelmiş! Evliliğimiz uzun sürmedi Altı ay önce ayrıldık. O günlerden kalan tek hatıra bir şarkıdır. Bir daha evlenmek mi? Tövbe! Brigitte Bardot ayaklarıma kapansa evlenmem. İnsan, küçük flörtler uğruna da güzel şarkılar okuyabilir.

Dario Moreno, Paris’e yerleşince gömlekçisini ve terzisini de yanında getirmiş. Ana yurttan uzak kaldığı günlerde özlemini Türk rakısı, Türk sigarası içerek alaturka şarkılar söyleyerek gideriyor. Türkçeyi çok güzel konuşuyor. Bir kelime bile unutmamış. Nüfus kâğıdının tabiiyet hanesinde hâlâ T.C. yazılı. Türk pasaportu ile seyahat ediyor:
— Bundan böyle her fırsatta Türkiye’ye geleceğim. Son konserimde bir askerlik hatıram tazelendi. Vatanıma bir kat daha bağlandım. Anlatayım. Askerliğim sırasında bir bölük komutanım vardı. Hemen her gece orduevinde «Amado Mio» şarkısını okuturdu bana. Onu kırmazdım. Bir taşıt kazasında ölen karısının dilinden düşürmediği bir şarkıymış bu. Bu şarkıyı okurken, çocuk gibi ağlar, «ondan bir bu şarkı hatıra kaldı» derdi.



0378-mylène-demongeot-1959-hayat-dergisi-orhan-tahsin-ergin-minisker (1)

 Kaynak: 1959, Hayat Dergisi