Bu röportajı yaparken, sekreter dostum Oğuz Özdeş’in anlattığı bir fıkrayı hatırladım. Çok gülmüştüm. Sizin benim kadar gülüp gülmeyeceğinizi bilmiyorum ama gene de fıkrayı nakletmekten kendimi alamayacağım. Efendim, öteki dünyada, gelenleri misafir eden heyet başkanı, her ölünün künyesini soruyormuş. Sualler arasında bir de şu sual var:
— Evli misin, bekâr mısın?

0218-dokuz-defa-evlenen-adam-1954-hafta-dergisi
RÖPORTAJ: NURİ ÖNCEM — Nüfus kâğıdında yazılacak yer kalmayan bu röportajın kahramanı, eğer istediğini bulursa yeniden evleneceğini söylüyor.

Adamın birine gene aynı sual sorulmuş, adam da şu cevabı vermiş:
— Evliyim.
Kaç defa evlendin?
— Bir defa.
Heyet başkanı kitaba bakmış ve sonra gayet samimî bir sesle şu cevabı vermiş:
— Siz dünyada çekeceğiniz cezayı evlenmekle çekmişsiniz. Binaenaleyh, sizi burada cennete yollayacağız ki biraz rahat edesiniz.
Oğuz Özdeş’e sormadım ama tahmin ediyorum, orada da herkes suale çekilirken kuyruk halinde dizilmiş olmalılar ki, cennete misafir edilen bu adamın arkasındaki bir başka vatandaş cevabı duyunca planını hazırlamış ve:
Kaç kere evlendiniz?
Sualine düşünmeden, hüzünlü bir sesle şu cevabı vermiş:
— Ah efendim ah, bilemezsiniz benim çektiklerimi. Bendeniz tam tamına beş kere evlendim!

0275-gonul-yazar-1954-puro-tuvalet-sabun-reklamlari
PURO TUVALET SABUNLARI — Sevimli ses sanatkârı ve film artisti Gönül Yazar, yataktan kalkar kalkmaz daima ılık bir banyo yapar. Banyosunda hiçbir zaman rastgele sabun kullanmaz. Kullandığı sabun daima PURO’dur.

Niçin?
— Ne yapayım efendimiz? Hiçbirinden rahat ve huzur görmedim. Beşi de huysuz çıktı.
Açıkgöz adamın bu cevabına, cenneti garantilemek isteğinin saklı olduğu ne kadar belli değil mi? Herhalde bunu orada da yutmamış olacaklar ki başkan:
Cehenneme gidiniz! cevabını vermiş.
Adamcağız telaşlı telaşlı:
— Aman efendim, nasıl olur? Bir kere evleneni cennete gönderdiniz rahat etsin diye, beni nasıl cehenneme yolluyorsunuz?
Başkan ne cevap vermiş biliyor musunuz?
— E azizim, sen daha buraya gelmeden nasıl olsa cehennem azabına alışmışsın.
Dokuz bayandan ayrılan Ali Bey’i tanıdığım zaman, öteki âlemde insanlara ahret suali sorup, onları evlilik ve bekârlık derecelerine göre cehenneme veya cennete yollayan başkana hak verdim. Hikâyeyi size naklettiğim şekilde kendisine anlattığım zaman mütebessim bir çehre ile:
+ Vallahi, hani yalan değil yani.
+ Yani cehennemliksiniz öyle mi?

0218-ava-gardner-luks-sabun-reklamlari-1954-tuvalet-sabunu
İŞTE ŞİMDİ — Meşhur Lüks tuvalet sabununu herkes satın alabilir. 1869 sinema yıldızının (onda dokuzu) tercih ettiği güzellik sabunu.

— Olmasak ne olur, olsak ne olur? Çekeceğimizi bu dünyada çektik. Gerisi bundan beter olmaz ya.
 Kaç kere evlendiniz?
— Tam dokuz defa.
 Neden evlendiniz, neden ayrıldınız?
Ali Bey, siyah bıyıklarını parmakları ile tutarak bir müddet düşündü, sonra mırıldanır bir halde:
— Aman beyim senin de derdin kalmadı mı? Karı değişiyor da nüfus kâğıdı niye değişmesin? Yenileriz.

0218-tanri-adina-ticaretini-yoluna-koyan-bir-madrabaz-1954-ahir-zaman-nebisi
Milyonlarca budalayı peşine takıp kaz gibi yolan bu Amerikalı zenci, muazzam bir servet sahibi oldu. (1954, Hafta Dergisi)

ÂHİR ZAMAN NEBİSİ
New York’un bir köşesinde Harlem adlı bir mahalle olduğunu bilmeyen, hemen hemen kalmamış gibidir. Bilhassa Amerikan filmleri, zenci müziğini, o baygın bluzları alabildiğine propaganda ettikten sonra. Amerika’da pek çok kimseler Harlem’i görülmeye değer bir yer saymazlar. Hatta tehlikeli addedenler de vardır:
— Harlem’de insan kendine dikkat etmeli, ne olur ne olmaz! derler. Halbuki Harlem, büyükşehirde Afrika’nın medenî bir mümessilidir. Derileri esmerden, zeytunîye ve simsiyaha kadar muhtelif koyuluklar arz eden melezlerle su katılmamış zencilerin mahallesidir orası. Harlem, New York’un 125’inci sokağından başlar. Âlemde o meşhur Lenox-Avenue boyunca gitmelisiniz ki medenî kıyafet altında zencinin ne olduğunu ve ne olabileceğini göresiniz. Köşe başlarında, bina kapılarında, gözleri açık uyur gibi duran zenci erkekler ve kimisi palaspereler ama daha çoğu renklerine yakışmayacak kadar lüks elbiseler giyinmiş zenci kadınlar görürsünüz. Bu Lenox Avenue üzerinde bir tabelâ dikkati çeker:
— “Kutlu Peder” zencilerle beyazları bir döşekte yatırmak suretiyle ırk farkını insanların içlerinden dahi söküp atmak iddiasındadır. Bu uydurma âhir zaman peygamberinin ikinci hanımı sinema artistleri kadar güzel ve genç bir hatundur. “Sulh ve sükûn cemaati” kutlu pederin riyasetinde sıkça tavuk ziyafetleri tertipler. Bu ziyafetlerde yenilir ve şurup içilir. Çünkü Tanrı’nın dininde içki yasaktır.


0218-hafta-dergisi-1954-arsivleri

Kaynak: 1954, Hafta Dergisi