Beyaz perdede seyredip hayranı olduğumuz artistlerin muhtelif vesilelerle, çeşitli dergi ve gazetelerde çıkan beyanatlarını okuyarak haklarında vardığımız hükümler, umuniyetle eksik ve yanlıştır. Onlar hakkında bir neticeye ulaşabilmek, şu veya bu filmdeki, şu şekildeki yürüyüşü, öpüşü veya gülüşü, başarılı veya başarısız oyunuyla değil de, bazı hususiyetlerinin bilinmesiyle mümkündür.

0339-efgan-efekan-ayhan-isik-muhterem-nur-1963-artist-dergisi-orhan-gunsiray-goksel-arsoy-neriman-koksal-ahmet-tarik-tekce (0)
SALI GÜNLERİ ÇIKAR — 7 Mayıs 1963

Artistlerin arkadaşlık anlayışları nasıldır? Verdikleri sözü tutarlar mı? Sözün namus demek olduğunu bilirler mi? Siyasi akideleri ve idolojileri umumun menfaatine uygun mudur? Daha doğrusu dünya ve memleket meseleleri üzerinde beyan edecek bir formasyona sahipler midir?

0339-efgan-efekan-ayhan-isik-muhterem-nur-1963-artist-dergisi-orhan-gunsiray-goksel-arsoy-neriman-koksal-ahmet-tarik-tekce (3)
Taksim Belediye Gazinosu tanıtıcı broşürü. // NOT: Yağmurlu havalarda bile gazinomuz açıktır. (1963, Foto Stil)

İnsanları ve birbirlerini severler mi? Dostluklarında ne dereceye kadar samimidirler? Kendilerine yapılan iyilikleri hatırlayacak kadar kuvvetli bir hafızaya malik kimseler midir? Yoksa bunları bilhassa unutmak isteyen egoist kişiler midir? Neye güler, neye ağlar, neye sevinirler?

0339-efgan-efekan-ayhan-isik-muhterem-nur-1963-artist-dergisi-orhan-gunsiray-goksel-arsoy-neriman-koksal-ahmet-tarik-tekce (6)
FOTOĞRAFLAR: Sayıl Eman, Osman Özcan, Ahmet Bozkurt, Nihat Üstün (1963, Artist Dergisi)

Gazetecilerin esasen okuyucularına vermesi gereken artistlerin bu gibi hususiyetlerine dair bilgiler ve tenkitler olmalıdır. Fakat bu gibi psikolojik durumlar hakkında şumüllü bir tetkike ve tenkide ne onların tahammülü ne de benim kudretim buna müsaittir. Ne de bu yazımda böyle bir iddia mevcuttur. Siz okuyucularımın zihinlerindeki müphem suallere cevap verebiliyor ve dudaklarınızda hafif bir tebessüm peyda ederek, sizleri sıkmadan bazıları hakkında nihayete ulaştırabiliyorsam vazifemi kısmen yapmış sayılırım.

0339-efgan-efekan-ayhan-isik-muhterem-nur-1963-artist-dergisi-orhan-gunsiray-goksel-arsoy-neriman-koksal-ahmet-tarik-tekce (1)
Puro Tuvalet Sabunu ve Fay Temizleme Tozu Fabrikaları 1963 yılı “Bedava Nakil Vasıtaları” piyangosunu takdim eder. // Talihiniz açık olsun!

Artistlere ait yukarıdaki hususların, hepsinin şumüllü olarak izahına ve tahliline girişmek için benim bugünkü araştırmalarım yetersiz olduğu kadar, mecmua sayfaları da böyle uzun bir tetkiki ve intibaları aksettirecek geniş bir yazıya kiyayetsizdir. Ben bu yazımda sadece, «Artistler Birbirlerini Severler Mi?» sorusunun cevabını mümkün olduğu derece müşahhas delilleriyle vermeğe çalışacağım.

Umumiyetle artistler birbirini sevmezler. Pek çoğunun arkadaşlık anlayışı da birbirlerine gösterdikleri sevgi de bu iki kelimenin taşıdığı mânadan çok farklıdır. Birbirlerine sevdiklerini söylerler! Sevmezler. Birlikte eğlenip, birlikte gezerler. Dost değildirler. Her biri, diğerinin mesleğindeki başarısızlığı karşısında sevincini gizleyemez. Her an yarış sahasını terk etmesini, hatta büsbütün mağlubiyete uğramasını bütün kalbiyle arzu eder. Bu durumdan alacakları zevk, şüphesiz ki, tasavvurlarınızın çok fevkindedir.

0339-efgan-efekan-ayhan-isik-muhterem-nur-1963-artist-dergisi-orhan-gunsiray-goksel-arsoy-neriman-koksal-ahmet-tarik-tekce (7)
İlân Tarifesi: Arka kapak renkli 3000 lira // Kapak içleri ve tam sayfalar 1000 lira // İç sahifelerde santimi: 20 lira

Birbirlerine gayrî samimi dostluklar gösteriliyorsa, birlikte gezilip tozuluyor, bir araya geldikleri zaman karşılıklı iltifat yarışına çıkılıyorsa, sık sık dostluklarından ve sevgilerinden bahsediliyorsa, bu kuvvetli olmak, birtakım emelleri teminde daha faydalı olacağı mülahazasından ileri gelmektedir. Onların beşuş çehrelerinin altındaki düşüncelerde neler gizli olabileceği hesap edilemez. Fırsat yakaladıkları zaman da meslektaşlarının müfrit kıskançlıklarına ve kuvvetli rekabetlerine karşı derin bir infial ve kin hissederek aleyhlerinde atıp tutarlar.

Halbuki, insanlar birbirlerine olan hislerini açıkça söylemek cesaretini gösterebilmelidir. Çünkü, nefret de sevmek kadar tabii bir histir. Fakat film artistlerimiz arasında meslektaşlarına sunî dostluklar gösterenler olduğu gibi, hislerini açıkça belli edenler de yok değildir. Şimdi bu tefriki yapmadan önce film piyasasında kimler kimleri sever, hangileri birbirilerine antipati besler kısaca vermeye çalışalım.

• Fatma Girik, Muhterem Nur’u hiç sevmez. Tabii Muhterem’in de ona karşı duyduğu antipati daha az değildir. Her ikisi de bu hislerini gizlemeye lûzum bile görmezler. Tabii ki bunun evvelce geçmiş hadiselerle ilgisi vardır.
• Muhterem Nur’un sevmedikleri kimseler arasında ayrıca Semra Sar, Efgan Efekan, Muzaffer Nebioğlu gibileri de mevcuttur.
• Göksel Arsoy’un sevmedikleri arasında yanılmıyorsam başta Ayhan Işık gelir. Göksel Arsoy, bu hissini çok kere belli etmemiştir ama Ayhan Işık gibi açıkça söylemek cesaretini de gösterememiştir. Birbirlerine karşı olan bu antipatinin doğuşu iki yıl önce başlar. Ayhan Işık’ın Arsoy’a olan kırgınlığı, daha makûl sebeplere dayanmaktadır. Pesen adlı filmde geçen hadiseyi, yani Göksel Arsoy’un artistler hakkındaki konuşmasını asla unutmamakta ve onu affetmemektedir.
• Efgan Efekan, Muhterem Nur ve Göksel Arsoy’u sevmez. Birincisinin sebebi herkesçe bilinir de, ikincisine neden antipati duyar? Bu husus her ne ise meçhuldur.
• Ayhan Işık’ın film artistleri arasında sevmedikleri pek mahduttur. Bunlar hakkındaki duygularını da gizlemeye hiç lüzum görmez. Göksel’e olan kırgınlığı yukarıdaki sebeplerden ileri gelir. Turgut Özatay ile uzun yıllar, birlikte film çevirmek istememesi ve aldığı kararı tatbik edişi onun hislerini gizlemediğine açık bir delildir herhalde.

0339-efgan-efekan-ayhan-isik-muhterem-nur-1963-artist-dergisi-orhan-gunsiray-goksel-arsoy-neriman-koksal-ahmet-tarik-tekce (4)

TAKSİM BELEDİYE GAZİNOSU’NDA BU AKŞAMDAN İTİBAREN HER AKŞAM: NESRİN SİPAHİ! // Tel: 48 29 04 – 48 74 92

• Öztürk Serengil, birçok kompozisyon rolüne çıkan arkadaşlarını sevmez. Onu da onlar sevmez. Meselâ, Ahmet Tarık Tekçe ile dost mudur değil midir? Bunu anlamak zaman zaman güçleşir. Öztürk Serengil’in bazen aşırı şakaları, hatta biraz da şaka hududunu aşan konuşmaları, arkadaşlarının ona olan sevgilerini azaltmış olabilir. Öztürk Serengil, sinemamızın kötü adamlarını sıralarken şöyle bir liste yapıyor:
— Memleketimizin bir numaralı kötü adamı: Öztürk Serengil.
— İki ve üç numaralı: YOK.
— Dört numara: Ahmet Tarık Tekçe.
— 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12: YOK.
— On üç: Senih Orkan.
— 14,15: YOK:
— 16: Hüseyin Baradan

0339-efgan-efekan-ayhan-isik-muhterem-nur-1963-artist-dergisi-orhan-gunsiray-goksel-arsoy-neriman-koksal-ahmet-tarik-tekce (2)
Türkiye’de ilk otobüs fabrikası 1963 yılında Magirus Deutz firması tarafından kurulmuştur.

• Suphi Kaner ile Sami Hazinses birbirlerini günahları kadar sevmezler. • Türkan Şoray ile Fatma Girik’in birbirlerine sempati duyduklarını iddia etmek pek gülünçtür. Onların «Badem Şekeri» filminde çok samimi pozlarını görerek belki yanlış hükümlere varanlarımız bulunabilir. Halbuki bu film daha çevrilmeye başlamadan önce, her iki yıldız da, beraber aynı filmde oynamaktan mütevellit bir memnuniyetsizlik göze çarpmaktaydı. Fatma Girik bu hislerini mümkün olduğu kadar gizlemesini biliyordu. Melek Film şirketinde karşılaştıkları zaman, Fatma, Türkân’ın endişelerini kamçılıyor, bundan da ayrı bir haz duyuyordu. Fakat bu olay, Türkân Şoray’a ders oldu ve Melek Film’in yapacağı bir filmdeki Fatma Girik’in rolünü de kabûl etmek suretiyle rakibesinden öcünü bir başka usûllerle aldı.
• Neriman Köksel yıldızlar içinde en mert olanlardan biridir. Hepsiyle arkadaş, hepsiyle dosttur. Onun bu hususîyetini yakından tanıyanlar olgunluğuna verirler.



0339-efgan-efekan-ayhan-isik-muhterem-nur-1963-artist-dergisi-orhan-gunsiray-goksel-arsoy-neriman-koksal-ahmet-tarik-tekce (5)

 Kaynak: 1963, Artist Dergisi