Türk sahnelerine bahar meltemi gibi girmişti Bülent Ersoy. İstanbul konservatuarından mezun olduktan sonra Müzeyyen Senar tarafından “eli tutulmuş”, Fahrettin Aslan tarafından “kavranmış”, gazino müşterileri tarafından “bağıra basılmış”tı. Assolist bordrosunun “homoseksüel” kadrosu, kısa sürede onun tarafından işgal edilmişti.

Meltem, önce rüzgara sonra da fırtınaya döndü. Geçtiği yer toz duman içinde kalırken, eteğine tutunmuş “nedimeler” türedi. Benzerleri, yıldırım hızıyla gazino, taverna, pavyon sahnelerinde boy gösterdiler. Türk sanat musikisinin beğenilen erkek seslerinden birkaçı “garip teklifler” almaya başladı gazinolardan. O zaman anlaşıldı Bülent Ersoy’un Erkoç olan soyadında yaptığı mânâsı. “Koç” gitmiş “Soy” gelmişti. Malzeme sıkıntısı çeken basının yeni oyuncağı Bülent her taşın altından çıkıyordu:
— Sekse doyamıyorum.
— Homoseksüel olduğumu kimseden saklamadım.
— Ameliyat olana kadar cinsel ilişki kurmadım.

ERKEKÇE:
+ Dört yıldır sahnelerden uzaksınız. Nasıl etkiledi bu durum sizi?
ERSOY:
— Etkisini anlatmak için kelimeler yetmez. Ama ben her şeyde bir hayır bulunduğuna inanırım. Bu dört yıl bana çok şey öğretti. Menfi etkilerinin yanı sıra kazandırdıkları da var yani. Plak okuyorum. Halk yine benim plağımı alıyor. Demek ki halk beni istiyor, seviyor. . Eğer tutulmayan bir sanatçı olsam, dört senedir sahneye çıkmıyorum, halkımdan ayrıyım. Tutulmasam çoktan silinmiştim. Bu ızdırabı size anlatamam, bilemezsiniz. Ancak ne zaman bilirsiniz söyleyeyim. Kaleminiz elinizden alınır, yazmayacaksınız denilir o zaman anlarsınız benim durumumu ızdırabımı. Nasıl ki ufak çocuğun elinden en sevdiği oyuncağı alırsınız, ağlar. Benim durumum da şimdi öyle. Bir farkım gözyaşlarımı içime akıtmam. Kaderim bu deyip bekliyorum.
ERKEKÇE:
+ Ne zamana kadar?
ERSOY:
— Bilmiyorum. Sadece bekliyorum. Müebbet hapis cezası almış insanın dahi hapiste yatacağı süre bellidir. Benim durumumda bir belirginlik yok. Müebbet bile değilim. Çünkü cezanın müddeti belli değil. Ayrıca neden cezalandırıldığımı bilmiyorum. Bilsem, derim ki doğru, ama siz büyüksünüz, bana bir şans verin, istenildiği gibi olmazsam memleket dışına çıkarın beni. Daha başka ne diyebilirim ki. Ama bu da söylenmiyor. Vatanına milletine bağlı bir insanım fakat herkes susuyor. Ben de bekliyorum. Halkıma karşı sevgimi zaten kimse hangi şartlar altında olursa olsun benden çıkartıp atamaz. Benim için bundan daha kötü şart olmaz zaten. Dört senedir, şu koltuğu görüyorsunuz, benim yerim burasıdır. Burada otururum evde. Çöktü bu koltuk, çöktü bakın. Kapı dışarı çıkmıyorum.

bulent-ersoy-ne-zaman-ameliyat-oldu-erkekce-dergisi (1)

Kaynak: 1984, Erkekçe Dergisi