Aslında zeki bir adam. Komiklik derecesini biliyorsunuz. “Biseksüel değilim” dediğinde öyle olmadığını anladım. Ama hem zeki, hem hem komik bir adam senelerdir niçin televizyonların o naylon dünyasına çakılıp kalmış anlayamadım. Kıt mıyım ne?

Röportaja gittiğim gün son derece sinirliydim. Öyle ki sinirden bir atı bile yiyebilirdim. Artık İstanbul’un yollarından bahsetmek aptalca biliyorum ama, hakikaten bu sefer kadar kelimelerle ifade edemeyeceğim kadar iğrenç yollardan geçerek olay yerine ulaşabildim. Bir yandan gidiyor, bir yandan da “acaba bir bankada kambiyo memuresi mi olsaydım?” diye düşünüyordum. Derken son gücümü kullanarak kendimi stüdyoya attım. Mehmet Ali Erbil ve arkadaşları beni çay bahçelerindeki plastik sandalyelere oturtup kırık bir grissini verdi. Son kalan grissinilerini benimle paylaşmışlardı. Bu anı ömrüm boyunca unutmayacağım. Oysa ki yazı işleri müdürümüz oraya giderken bana sandviç içine soğuk köfte yapmıştı fakat ben istememiştim.

naylon-dunyanin-merbili-mehmet-ali-erbil-carkifelek-yarismasi-1998-aktuel-dergisi (1)
Dünyada sadece 100 kişide görülen Kaçış Sendromu hastası olan Erbil, bekar ve 3 çocuk babasıdır.

Biraz kendime geldikten sonra görüntü netleşti. Gri takım elbiseleriyle “Merbil” (Mehmet Ali Erbil’i kısalttım) karşımda duruyordu. Ona son gücümle açlığın “A”sı dedim. Derken Çarkıfelek başladı. Yarışmacılardan biri kocasının vasiyeti üzerine gelmişti ve harfleri şiir okur gibi söylüyordu. Merbil dalga geçmemek için kendini zor tutuyordu ama adam profesyonel. Halkımızın emekli, dul ve yetimlere olan hassasiyetini biliyor, espri yapmıyordu. Onun yerine ikinci yarışmacının soyadına taktı: “DAL.”
Adama alenen “dallama” diyor, adam bozuluyor,
, ben kahkahalarla gülüyorum, seyirciler gazetecinin gülmesine şaşırıyor ama bir süre sonra onlar da ortama alışıp gülmeye başlıyor.

naylon-dunyanin-merbili-mehmet-ali-erbil-carkifelek-yarismasi-1998-aktuel-dergisi (4)
1835’de Erbil’de doğan dedesi Kürt Şeyh Es’edê Erbîlî, Menemen olaylarına karıştığı için idam edilmiştir.

Mehmet Ali Erbil o kadar komik biri ki anlatamam. Kafasından zekâ fışkırıyor. Etrafındakilere enerji veren kişiler vardır ya neşesiyle, o da onlardan. Aslında eskiden ben de onlardandım ama sonra zamanla ortamın naylonluğunu görüp tüm enerjimi kaybettim. Zaten onunla ilgili tek küçük şüphem bu oldu röportaj boyunca. Madem bu kadar zeki biri, nasıl oluyor da bunca zaman bu naylon televizyon dünyasına tahammül edebiliyor?

ANS stüdyoları başlı başına Türk kültürünü anlatan bir yer. Yani Time dergisi o yanlış Türkiye tanıtımını yapacağına gidip bu stüdyolardan üç kare çekseydi ak göz kara göz ortaya çıkardı. Haftada iki gün Çarkıfelek için çekimlere katılan Mehmet Ali Erbil, diğer günler de “Tatlı Kaçıklar” dizisinin çekimlerinde. Deliler gibi çalışıyor. En fazla 33-34 yaşındadır diye düşünürken 40 yaşında olduğunu öğrendim. O kadar şaşırdım ki (içimden), o kadar olur ya. Sonra annelerimiz hep der ya, “Gönül Yazar sahneye çıkarken ben çocuktum” diye, hakikaten Merbil TRT’de “Değiştir” yarışmasını yaparken ben balıkyağı içtiğim dönemlerdeydim.

naylon-dunyanin-merbili-mehmet-ali-erbil-carkifelek-yarismasi-1998-aktuel-dergisi (2)

Ankara Devlet Tiyatrosu tiyatro bölümü mezunu Mehmet Ali Erbil. Çok genç yaşta Küheylan’ı oynamış. En büyük isteği sinemada iyi bir oyun çıkarmakmış. Anlaşılan birkaç filmde oynadığı “seviyeli” Kemal Sunal rollerini rolden saymıyor. Benzetme ama kimse alınmasın. Vesikalılar da en sonunda normal nüfus cüzdanı almak ister ya, bu da böyle bir şey herhalde. Bu işin vesikalısı da Mehmet Ali Erbil! Yani işini çok iyi yapıyor anlamında.

Kaynak: 1998, Aktüel Dergisi