Üç yıldır sahnede ama üç günlük assolistler kadar bile tanınmıyor. Çünkü ayakkabı numarası ve köpeğine Avrupa’dan getirttiği mamalarla sanat yapmak (!) ve üne kavuşmak istemiyor. Amacı “yavaş fakat sağlam” adımlarla zirveye ulaşmak.

Rastgele bir vatandaşa “Deniz Uğur kimdir?” diye sorarsanız büyük bir olasılıkla “tanımıyorum” diye cevap verecektir. Aynı kişiye Deniz Uğur’un bir de fotoğrafını gösterseniz “Acaba artist mi, yoksa manken mi?” diye soracaktır size.

0366-seksenli-yillarin-assolistleri-1981-erkekce-dergisi-deniz-ugur (2)
Gece yaşamı nedir bilmiyor. Bunu sadece sahnede şarkı söylerken görüyor. Bir assolistin pahalı elbiseler giyerek zirvede kalacağına inanmıyor. (1981, Erkekçe Dergisi)

Oysa Deniz Uğur üç yıldan bu yana gazino sahnelerinde Türk müziği okumaktadır. Hem de “assolist” olarak. Üç günlük assolistler bile magazin, gazete ve dergilerinin sayfalarını boydan boya doldururken, Deniz Uğur’un assolist olarak İstanbul gazinolarında üç yıl geçirdikten sonra bu kadar az tanınmasının nedeni nedir? Çünkü Deniz Uğur, ayakkabı numarası, son model otomobili ve köpeğine Avrupa’dan getirttiği mama gibi ıvır zıvır şeylerle sanat yapmak (!) ve üne kavuşmak istemiyor. Onun amacı bir şarkıcı olarak “yavaş ve sağlam” adımlarla zirveye ulaşmak ve orada istediği kadar kalabilmek.

0366-seksenli-yillarin-assolistleri-1981-erkekce-dergisi-deniz-ugur (6)
Deniz Uğur’a gelene kadar assolistliğin tanımı şöyle yapılıyormuş: “Güzel, pişkin, biraz politik, epey cilveli.”

Zirvede kalma amacında başarılı olup olamayacağını Deniz Uğur da henüz bilmiyor. Ama bugüne kadar yaptıklarına bakılırsa bu konuda epey şanslı durumda. Nişantaşı Kız Lisesi’nde okurken Devlet Konservatuarı temel bilimler bölümünü bitiren Uğur, müzik öğretmeni olmak istemiş. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Türk Müziği bölümüne devam edip bu tahsili de tamamlamış.

0366-seksenli-yillarin-assolistleri-1981-erkekce-dergisi-deniz-ugur (4)
Arabesk sanatçısı Ercan Turgut ile yakın bir arkadaşlığı var. Fakat bu herkesin sandığı gibi bir arkadaşlık değil. (1981, Erkekçe Dergisi)

ANSIZIN “ASSOLİST”
Sonra bir gün andısın kendini Bebek Belediye Gazinosu’nda assolist olarak buluyor. Ailesinin karşı çıkmasına karşın menajer Asım İslamoğlu ve Turgut Akyüz’ün ısrarları ile gerçekleşiyor bu olay. Daha sonra “gazino dünyasının kralı” diye bilinen Fahrettin Aslan ile anlaşıyor.

“Olmayacak duaya amin dememesiyle” tanınan Aslan hiç tereddütsüz bu genç şarkıcı ile üç yıllık bir anlaşma imzalıyor. Büyük Maksim’de sahneye çıkmasından sonra ise çok şey değişir. Ülkemizi ziyaret eden Pakistan Devlet Başkanı Ziya Ül-Hak, Hilton otelinde Türk müziğinden iyi bir örnek dinlemek istediği zaman, müzik otoriteleri yıllanmış assolistleri bir kenara bırakarak Deniz Uğur’u çıkarıyorlar karşısına.

ÖĞRENCİ GİBİ
Bugün 23 yaşında olan Deniz Uğur, hâlâ güneşe, doğaya ve beyaza tutkun bir genç kız. Bir tutkusu da güzel sözlere karşı. Bugün içinde bulunduğu durumu şu sözlerle dile getiriyor:
— Yaşıyorsam, varsam, dünyaya gelmişsem sesimi duyurmak istiyorum!

0366-seksenli-yillarin-assolistleri-1981-erkekce-dergisi-deniz-ugur (1)

Kaynak: 1981, Erkekçe Dergisi