Aslında konu Hülya ile olan kavgalarından ve çekmeyi düşündükleri yeni filmlerinden açılmıştı. Ama konu gayet basitti. Onlar hiç küsmemişlerdi. Biri oyuncu, biri de yönetmen olduğuna göre elbette bir film daha çekebilirlerdi. Hem böylesine iyi bir iş ilişkileri varken, niye sürekli daha iyi bir şeyler yaratmaktan alıkoysunlardı kendilerini? Hülya’yı herkes tanıyordu. Güzelliğini, işlerini, sergilerini. (merak edenlere duyurulabilecek tek şey Kaya Çilingiroğlu ile birbirlerini gerçekten sevdikleri). Sonuçta elimizde birçok insanın, daha doğrusu birçok kadının hakkında birçok şey öğrenmek istediği, adı Türkiye’nin en çekici sinema yönetmenine çıkmış olan bir Sinan Çetin vardı. Konuşmaya başlamışken o en hassas soruları sormadan bırakamazdık onu. Bırakamadık da!

0151-cosmopolitan-1994-sinan-cetin-hulya-avsar-fotograflari (3)
SANAT YÖNETMENİ: Gözde Ulusoy // KAMERA: Gündüz Kayra (1994, Cosmopolitan)

Bu kadar ilgi odağı olmanın nedeni nedir Sinan?
— Ben de anlamıyorum. Neden Allah’ın sivri yarattığı biriyim diye soruyorum bazen kendi kendime.
Belki sivri yaratılmadın, sonradan öyle oldun. Ne dersin?
— Hayır öyle değil. Bence insanlar, kaderleri taşıdıkları kromozomlara çizilmiş yaratıklardır. Kendi kendilerine bir şey yapamazlar.

0151-cosmopolitan-1994-sinan-cetin-hulya-avsar-fotograflari (6)
Sinan Çetin ile aşk, kadınlar, evlilik ve seks üzerine (1994, Cosmopolitan)

Bazıları sana hayran, bazıları da “hıyar” diyorlar
— Böyle bir şeyden hiç haberim yoktu. Bazıları hayran, bazıları da bırak şu hıyarı mı diyor? Ne diyeyim, beni yalnızca hayranlar kısmı ilgilendiriyor. Güzel kızlar mı bu hayranlar mesela? “Hıyar diyenler de güzel ise mesele yok valla!
Üç kez evlendin değil mi?
— Evet. İlk evliliğimi ne o hatırlıyor ne de ben. Birbirimize yemek yapıp duruyorduk. Birden “Aa Leyla, biz ne zaman evlendik?” dedim. Çok iyi bir insandı. Hâlâ çok iyi arkadaşız. Birbirimize gider geliriz. İkinci evliliğim ise on sene sürdü. Sonra birden ayrıldık. Şimdi ise çok hoş bir evlilik hayatım var.
Erkek sence ne zaman evlenmeli?
— Şuna inanıyorum. 35-40 yaşına kadar evlenmemek gerek. Erkekler ancak o zaman adam oluyorlar çünkü. Bütün kadınlara tavsiyem, 35 yaşından küçük erkeklerle evlenmeyin. Kadının kişiliği daha çabuk gelişiyor. Mesela 25 yaşında bir kadın hayatta birçok şey görmüş olabiliyor.

0151-cosmopolitan-1994-sinan-cetin-hulya-avsar-fotograflari (7)
Elif Dağıstanlı’nın Sinan Çetin ile gerçekleştirdiği röportaj. (1994, Cosmopolitan)

Üç kez evlenme kararını nasıl aldın?
— İlk iki evliliğim için pek karar aldım sayılmaz. Flört ettik, seviştik. Sonra beraber yaşamaya başladık. Hani neredeyse ilk ikisinde evlenmiş olduğumun farkına bile varamadım. Yalnız son evliliğimde durum farklı oldu. Evleneceğim diye kafaya takmıştım çünkü. Galiba insanın bir evlenme zamanı geliyor, o zaman uğraşıyor. Bu yüzden ben kendimi bir kere evlenmiş sayıyorum.

Neden sakallı ve uzun saçlısın?
— Her gün traş olmak korkunç bir şey. Uzun yıllar sakalsız dolaştım. Sonra sakalımı kesince daha genç olacağımı düşündüm. Baktım ki daha genç olmuyorum. Şimdi hiç olmazsa şu sakalını kesse, altından yakışıklı bir adam çıkar hissi verip idare ediyorum. Saçlarıma gelince, kestirmeyince uzun oluyor işte. 1985 yılında saçım yine böyleydi. Garip karşılanıyordu. Sonra birçok erkek saçını uzatmaya başladı, demode oldu. Ardından kestim saçlarımı. Ama bir zaman sonra yine sıkıltım kısa saçtan.

0151-cosmopolitan-1994-sinan-cetin-hulya-avsar-fotograflari (2)
“Onlar hiç küsmediler ki!” (1994, Cosmopolitan)

Küpe takıyor musun Sinan?
— Hiçbir zaman. Aksesuardan nefret ederim ben. Alyansı bile zor takıyorum. Ama çıkardığım zaman akşam evde olay çıkıyor. Alyans takmaya zor alıştım. Bir yerde çıkarınca unutuyorum. Çapkınlık yapayım diye değil. Alyans takınca daha çapkın görünüyorum nedense.


0151-cosmopolitan-1994-sinan-cetin-hulya-avsar-fotograflari (1)

Kaynak: 1994, Cosmopolitan Dergisi