Şimdi Türkiye’de başlayan avın şartları, sahaları, mevsimleri.
Avcıların en büyük yardımcıları amatör ve profesyonel çöpçatanlar.

Dünyanın hangi köşesine giderseniz gidin, erkek çocuk sahibi olan ana-babaların oğullarının istikbali hakkında parlak hayaller kurduklarını görürsünüz. Evlatlarının ileride devlet başkanı olacağı, ay yolculuğuna veya kansere çare bulacağı bu hayallerden sadece bir ikisidir. Anne de baba da yavrularının yüzlerini ağartacak büyük işler becereceğinden öylesine emindirler.

Ama doğan çocuk kız ise, bu sefer ilk akıllarına gelen, kızın evlenip gelin olmasıdır. Kısacası ana-babaların gözünde her erkek çocuk Einstein çapında bir bilgin, her kız çocuk da cici-bici bir gelindir. Yeryüzünde evlilik müessesi kadar eski olan “koca avı” günümüzde de bütün hararetiyle devam etmektedir. Hem de daha renkli bir şekilde.

60-larda-evlilik-genc-kizlarin-zengin-koca-avi-hayat-dergisi-1967 (2)
Rumen Gelini, Rus Gelini (1967)

TÜRKİYE’DEKİ AV ŞEKİLLERİ
Son zamanlarda cemiyetimizde de eski örf ve adetlerden bir ayrılma olduğu ve değişik bir zihniyetin filizlendiği görülmektedir. Bilhassa büyük şehirlerde, Batı cemiyetlerinde rastlanan anlayış ve usullerle aileler kurulmaya başlamıştır. Artık bizde de kadın peşinde koşulmakta, “gelin avı” yerine, “koca avı” revaç görmektedir. Dünya yüzünde olduğu gibi bizde de erkek, gittikçe daha geniş bir seçme hakkına sahip olmaya başlamıştır. Bunun son derece tabii bir neticesi olarak “evde kalmış erkekler” cemiyet tarafından pekala kabul edilir. Hatta imrenilir kişiler olarak görülmektedir. Evde kalmış kızlara ise bir koca bulmaktan aciz zavallılar gözüyle bakılmaktadır. Kim bilir, belki de bu hüküm aslında yanlış değildir.

Evde kalmak korkusu hemen her genç kızın yüreğini yakan bir kor parçasıdır. Aslında genç kızlara, küçük yaştan itibaren evlenmeyi erkeğin teklif edeceği, kendilerinin de sadece bu teklifi kabul edecekleri düşüncesi aşılanır. Genç kızlık gururu da içten içe onlarla aynı şeyleri fısıldamaktadır. Bu fikirler muhakkak ki doğrudur. Ama böyle bir teklifle karşılaşmayacakları kaygısı birçok genç kızı için için kemiren bir kurt olur. Huzursuzluk yaratır.

60-larda-evlilik-genc-kizlarin-zengin-koca-avi-hayat-dergisi-1967 (3)
Afganistanlı Gelin, Japon Gelini (1967)

BOZULAN DENGE VE MADDİ ŞARTLAR
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünya yüzündeki erkek ve kadın nüfusu arasındaki dengenin erkekler lehinde bozulması, kadınların endişelerini büsbütün artırmıştır. Bu savaşta büyük can kayıplarına uğrayan iki ülkede kadın nüfusunun erkek nüfusuna göre Almanya’da 9 milyon, Rusya’da da 25 milyondan fazla olduğu bilinmektedir. Almanya’daki durum son yıllarda düzelmesine rağmen, istatistiklere göre Rusya’da kadın nüfusu erkek nüfusundan 20 milyon fazladır. Oldukça büyük ve çeşitli meselelere sebep olabilecek bir fark!

60-larda-evlilik-genc-kizlarin-zengin-koca-avi-hayat-dergisi-1967 (4)
Filipinlerden bir gelin ve Sezer Güvenirgil’in kapak fotoğrafı. (1967, Hayat Dergisi)

TÜRKİYE’DE DURUM
Son yapılan nüfus sayımına göre kadın ve erkek nüfusu arasında dengenin mevcut olduğu görülmüştür. Buna rağmen yine de kadın-erkek eşitliği diye bir şey söz konusu değildir. Kızlar 25’ini geçtikten sonra evlenmelerinin ciddi bir mesele olacağını pekala bilmektedirler. Ayrıca geçim meselesi, erkekleri sağlam bir istikbal temin etmeden evlilik denemesine girişmemeye sevk etmektedir. Evde kalmak korkusu yaş ilerledikçe şiddetlenmektedir. Küçük yaştakiler ümitlidir. Önlerinde uzun yıllar görürler ve karşılarına çıkan her erkekle evlenmeye razı olmazlar. Fakat kendilerini cemiyetin belirli bir sınıfında yaşatacak maddi imkanlara sahip koca aradıkları için yuva kurma şansları azalır.

KOCA AVI
Kızlarda yaygınlaşmaya başlayan bu zihniyet yüzündendir ki, bugün bilhassa büyük yerleşim merkezlerinde işçilerin, çiftçilerin evlenip yuva kurmaları gittikçe zorlaşmaktadır. “Koca avı” bütün hızıyla devam etmektedir ama avcılar artık önlerine çıkan her kocayı avlamamaktadırlar. Onlar da müşkülpesent olmuşlardır.

Genç kızların ezici bir çoğunluğu kendilerine sorulduğu zaman, çok geniş fikirli olduklarını söylemekte, fakat ihtiyatı da elden bırakmayarak söze şöyle devam etmektedirler:
— Bana normal bir maddi hayat temin etmek şartıyla, ırk, din veya sosyal sınıf farkına hiç aldırmadan, hoşuma giden adamla evlenirim. Asıl önemli olan rahat bir hayattır!

60-larda-evlilik-genc-kizlarin-zengin-koca-avi-hayat-dergisi-1967 (5)
Zengin koca nasıl avlanır? (1967)

SAMİMİYET YOLLARI
Yemekli davetler. Beraber çekilen fotoğraflar. Ailece çıkılan gezmeler. Ayrıca bu ev sahası, müstakabel damadın imkanlarını anlamak için en müsait zeminlerden biridir. Sosyala durumunu, maddiyatını yakından görüp ölçmek mümkündür.

AV MEVSİMİ VE ÇÖPÇATANLAR
Hanım aday on iki yaşına bastığında av mevsimi açılır. Anne, aynı sosyal sınıfa mensup diğer annelerle görüşereki kendince bir yarışma tertipler. Bu eşit imkanları olan genç kızları ve delikanlıları bir araya toplamak ve aralarından kızını tatmin edici bir evliliğe doğru gütmekten ibaret bir yarışmadır. Genç kız 15 yaşına bastıktan sonra yarışma daha da tesirli olmaya başlar. Artık beraber gezme, hafta sonu tatillerinde sinema ve tiyatroya gitme fasılları başlamıştır.

60-larda-evlilik-genc-kizlarin-zengin-koca-avi-hayat-dergisi-1967 (1)
Zengin koca avlama rehberi

MODERN GÖRÜCÜLER
Bir de aracı vasıtasıyla tertiplenen evlilikler vardır. Hele bizde bugün bile evliliklerin büyün çoğunluğu, yine bu yoldan gerçekleşmektedir. Bu tip evliliklerde taraflar birbirlerini seçmezler. Başkaları tarafından yakıştırılıp birleştirilirler. Bu durumlarda çöpçatanın rolü önemlidir. Aracıların yanlış görüşleri ve ters hükümleri, birçok huzursuz evliliğin doğmasına sebep olur. Bu yüzden bizdeki amatör çöpçatanlara karşılık Avrupa’da çöpçatanlık adeta ciddi bir meslek olmaya başlamıştır. Evlendirme büroları ciddi araştırmalar yaparak hakikaten başarılı evliliklere önayak olmaktadırlar.

60-larda-evlilik-genc-kizlarin-zengin-koca-avi-hayat-dergisi-1967 (7)

Kaynak: 1967, Hayat Dergisi